19 Ağustos 2011 Cuma

Şaheser Kız

Şaheser Kız

Gök mavi, güneş kızıl, ay gümüş rengi
Ciçekler renklerle bezenmiş ve güller
Kuşlar cıvıl - cıvıl, yer ve gök cennet
Sen çıkınca sokaklara gelir bir şenlik...

Can gelir, neşe gelir, heyecan gelir
Bakışın evren icin yaratılmış venüse benzer
Ardından sürü sürü gençler sana hayran
Yanıp tutuşur dünya alem, bir tek ben...

Seni görenin yüreğine düşüyor bir ateş
Elden,de bir sey gelmiyor, yanıyor içi - dışı
Hergün dertlerle yar - yaren, çileyle arkadaş
Gamlı, kederli yürekler çekiyor acı ve sızı...

Ben seni anlatmayı, yazmayı ifade edemem
Asil bir güzellik ancak sende olabilir
Seni yerde - gökte aramak boşuna, boşuna..
Görülmemiş güzellik, erişlemez bir kızsın...

Ben seni severek yazmaya kalktım uzaktan
Şair yazmaya kalksa aciz kalır kelimelerden
Tuvale çizse ressam çizemez, çizemez
Romanlara, şiirlere sıgmaz bir güzelliksin...
(Almanya - 08.04.1991)


Yakup Icik

Ruhumda Med-Cezir

Ruhumda Med-Cezir

(ic sıkıntısı) 2

Penceremin perdesi yari acik,daliyorum disari
Umutlarim ucup gidiyor, gelmiyor geri
Ben hayati böyle düslememistim oysa
Hergün bedenimden birseyler alip götürüyor.

Penceremden bakarim gecen sonsuz sevinclerime
Rüzgarin önünde caresiz sürüklenip gidiyor
Cocuklugumda mi kalacakti bütün düslerim
Hayallerim bile artik bozbulanik, secilmiyor.

Penceremin cami bugulu, gözlerim yasli
Tozpembe duygularim, hislerim bosa akiyor
Bütün gecen ömrümde bir türlü anlayamadim ki
Bu hayat böyle midir,inisli cikisli bir haldedir.

Pencereme carpar bilinmez bir öpücük,rüzgarla
Kimbilir kimdendir, hangi sevilenin dudaklari
Bir sansta yok,bir umutta yok ne acimasiz felek
Hergün ruhumun beyazlarini alip götürmekte.


Yakup Icik

Romantizm Müttefikim

Romantizm Müttefikim

Sevgili, seni görünce dünyam değişti
Gözlerinden attıgın ok kalbimi deşti
Kriterlerimi çizdim seninle geleceğe
Bütün renkli çiçeklerden dezenfekte
Şimdi romantizm oldu tek müttekifim!

Gecmişim silik, geleceğim steril
İcimde bem-beyaz bir sen saklı
Bekliyorum pembe düşler bitiminde
Gözlerin göz-bebeklerimde gemli!
(09.05.2009)


Yakup Icik

Renk Cümbüşü Ağıtlarım

Renk Cümbüşü Ağıtlarım

kürdili hicazkar namelere sığınırım
segah makamlar gözyaşım olur
arabesk alkışlar yaralar ruhumu
amansız dertler, hüzünler içimde!

nihavent, baki hüzünlü ezgiler salınır içime
kir ciçekleri solgun görünür hayallerimde
ağıtlarım renk cümbüşü, acılarım boran
kendimden geçerim vurunca her makam ruhuma!

becerebilsem ah..gamzelerine gömülmeyi
bütün besteler eşliğinde güle-güle ölürüm
güftelerden hıçkırıklar boğsun isterim
bütün nakaratlardan ağlarım sevilmeye!

ister doğulu, ister batılı en acılı nameler
ritmik bir tören olsun varlıktan yokluğuma
gam değil ağıt, sone, trilyone ve balad
yeter ki mezarım olsun bütün şarkılarda!

şimdi susacağım ey sevilen geleceğe!
gidişim duyulmayacak yokluğum gerçek
varlığım akışlanacak elbet bütün şiirlerde
dillerden dile, asırdan asırlara var olacak!
(12.08.2008) 17.30


Yakup Icik

Pişmanlığında İçine Çöreklenen

Pişmanlığında İçine Çöreklenen

kapıldın gittin mi bir kuruntuya
dağılırsın, tuz-buz olur ruhun.
huzur ararsın geçmişe dönüp
pişmanlığında içine cöreklenen.

sabırlara sığınırsın el-aman
maziler mıhlanır çakılır kafana
ne gecen belli, ne de gündüzün
pişmanlığında içine cöreklenen.

her gördügün mutluluk ükte olur
geceler boyu kabuslara gebeşin
kimse duymaz sesini bağırsan da
pişmanlığında içine cöreklenen.

sarar bütün bedenini ayrılık ateşi
korkuların büyür koparsın yaşamdan
isyanla bakarsın bir sevgili görünce
pişmanlığında içine çöreklenen.


Yakup Icik

Pişman Olupta Ölü Seven Olmayalım

Pişman Olupta Ölü Seven Olmayalım

Uzaktayım ama sana, öpmek hissediyorum
Bana baktıgını biliyorum dalgın ama, kırgın
Sen hala, her zaman daha fazlasın bende
Seninle büyüyen benim nostaljik bedenim,
Gün gectikçe, seni daha çok arzulamakta.
İçimde, günümde, çevremde hiç gitmedin.
Şu an burada değilsin; hangi uzaklardasın?
Seni bilmiyor, tanıyor sevdigimi söyleyebiliyorum
Eğer güç verebilsen bir çimdik umutla, koşarım
Lakin; zamanında bitirmek gibi de değil niyetim
Oysa; sonsuza dek her safhasına kalırım bu aşkın
Ben, sana bu özlemlerimi burada anlatabiliyorum
Eğer varsa benden yana biraz özlemin, kaçırma!
Yogun duygularımla aşk için ölmek için yaratıldım
Gün gelmeden bir-birimize, ölü seven olmayalım!


Yakup Icik

4 Ağustos 2011 Perşembe

Pangea

Pangea (şiiri-poem-gedicht)

(*)
içimde 'mesozoik' bir evren, çok hücreli kalıntılarla sırlı
'ediacaran' dönemlere bölündüm, o ilk içtenliğimle varlığımı
'egreltiotları, ciğeryosunları, atkuyrukları ve kibirotları'
karbon çağından bu yana siz sevgililere sunduğum!
aşkın farkındalığından bu yana, nice katmanlardan fışkırıp
gül renginde yüzlere kondum..sen benim çiçeksizliğime aldırma!
damarlarımdan sarıldı sarmaşıklar, 'reankarnasyon' başgösterdi güllere,
papatyalara, müge-çiçeklerine, şimdi sevgililerinize sunduğunuz...

(2001-osnabrueck)

Yakup Icik

(*) Pangea:

yüzmilyonlarca yıl önce bütün kıtaların bağlı olduğu tek büyük kara parçasına verilen isim. mesozoik dönem: Mesozoik döneminin Phanerozoic EON üç jeolojik dönemlerinden biridir. Ediacaran: 'Neoproterozoic Era jeolojik' zaman birimi 1000 için 542,0 ± 1,0 milyon yil önce basladi. Resmi 'Proterozoic' sonsuzluk ve 'Terminal Era' (ya da gayri resmi 'Precambrian öncesi') , bu daha da 'Tonian', 'Cryogenian' ve 'Ediacaran' dönemlerine bölünmüştür. egreltiotlari,cigeryosunlari,atkuyruklari ve kibirotlari: ilk(ciceksiz) bitki türleri.

Reankarnasyon:
tekrar-doğuş yeniden bedenlenme

Ömürde Yaşanmayacak Büyük Heyecan




Ömürde Yaşanmayacak Büyük Heyecan

yürüyorum yaya bir yoldan, hayalimde sen
gülüyorum, mutluyum seninle, umut bularak.
ırmak gibi akıp, çağladığın damarlarımdan,
içimdeki dünya yeşeriyor, hayat bularak!

sonra çıkıp hayalimden sen gelince yanıma,
mevsimler bin-bir renginde seni bezeniyor.
el ele yürüyoruz, şen-satrak dügün, bayram
gören gözler mest oluyor, sanki peri, melek!

gidiyoruz gök mavi renginde, dingin bir hava
güneş ısısı ay tenini yalıyor, meltem rüzgarıyla.
çıldırıyor görenler sanki, sen afet, tufan, tayfun
Tanrı,dan yardım diliyor seni arzulayan yürekler.

güzelliğinle düştün sen dillere, girdin kalplere
çıkmıyorsun hiç kimsenin aklından rüyada bile
gülüşüne hasret kalıyor sana bakan hayranların
kopuyor amansız fırtınalar ta kalplerin içlerinde.

eğer bu tatlı haz, hoş duygu sürerse haşre(1) kadar
feleğin meşkatli kollarında tüketmezse zaman bizi
her yeri sarsın ecel lakin; bitmesin derim bu tatlı an
ömürde yaşanmayacak büyük heyecan bu tığ gençlik!

Yakup Icik

Öldürmeyen Süründüren O Gözler - I -

Öldürmeyen Süründüren O Gözler 

(1)
iflag olmaz bir dert ki bu, nerede bilinmez
çaresini ararım kapı kapı doktoru bulunmaz
düşen bu derde solar, sararan yapraklar gibi
görmedim böyle dertlere düşürüp öldüren göz!

ne tokluğum belli, ne de açlığım geziniyorum
bedbaht halimi görür ve anlar diye bekliyorum
ah o gözler mevsimlerden de tatlı, bahar rengi
her günüm onsuz umutsuz, ediyor deli, serseri!

diyemem bu derdimi, gerçek dost biliyor beni
bilmiyor ki o can gözlerinden neler çektiğimi
arıyorum bir arif gelecek ve hak verecek bize
çözülecek bilmece, bu kördügüm bir seferde!

bazen yanımdan geçer, gezdirir o tatlı bakışlarını
sözleri ne güzel, yandan bakışları daha da güzel
ne yapsam dayanmıyor yürek, gözleri şeker pare
için için çekiyorum acıyı, her nefeste o gözlerden!

(1995)

Yakup Icik
Öksüz Çocuklar Gibiyiz Şimdi Biz Sensiz

Neşemin karışık namelerinden bir çığlık koptu
Ucsuz - bucaksız boşluklarda yankılandı adın!
Yüzünü görmeye ramak varken soldu bakışlarım
Nice mutlu anılarım dizildi bir - bir ince bir sızıyla.
Kalbim üzgün, duygularım mat, ağlarım yana yana!

Ne yana baksam hüzünleyim ve ağlamaklı
Bütün gülen yüzler kutuplardaki buzlar gibi!
Nice seni seven sallamakta ardından ellerini
Gittigin yollarına umut ekip özlemekte gün-gün
Bakışlar umutsuz, eller havada hep sana aglarız!

Yaradan yaratırken seni yusuf,a benzetip yaratmış
Iyilik dolu kalbinin güzelliğini yüzüne yansıtmış
Onca sevenlerin senin nur yüzünü öpüp güller sürdü!
Hicranla dolduk habersiz ayrılığınla, boynu bükük
Öksüz çocuklar gibiyiz şimdi biz sensiz, ey sevilen!

Yakup Icik


Aramizdan Ayrilan Sevgili ' Amcam Mustafa İcik ' e

Ortak Değişiklikleri Bir-birimize Sunmak

Ortak Değişiklikleri Bir-birimize Sunmak

Bana hava soluyarak çekiciliğini sunma!
Mizah duygunuz gözyaşlarımı gülmek icin dindiremez
Bu yüzden saf olduğumu biliyorum, yine de seviyorum.

Bana açıklık getir kıskançlık için; bana inat ver
Fırsatı, sonsuzluk için savaşmaya
Biz ne yüzden, birbirimize ne kadar yakın olduğumuzu biliyorum.

Her acıyla gelen bu akımlar dolu bir gözyaşı
Ben bunu nedeni de biliyorum ki vardır memnuniyetim
Burada bir tomurcuk açılır, eğer binlerce seviyorsan.
Gecenin ölümünde fırtına ile, eğer gökkuşağı arıyorsan.

Hışırtı, ağaçların yaprakları eğer; denizi duyuyorsan? .
Sen gölgeni değiştirme eğer; bir melek için düşünüyorsan.

Bulutlar vals yumağındalar
Eğer onunla kucaklaşmak istersen.

Simdiden yapılması gereken topluluğumuza,
Bu eksik değişiklik nedeniyle beraberlik için olmayı denemek bize düşen.

Yakup Icik

Odam ve Sen

Odam ve Sen

Odam dört duvar
Icinde bir yalnizligim
Sessizlikler icinde hayalin gezer.
Sitemlerdeyim beni böyle birakip gitmene,
Sensizligimin yitikleri ile beni bas-basa koymana
Ve bir korna sesi alip götürür seni benden
Aglarim duymazsin
Beni yalniz kalemlerim anlar...

Odam dört duvar.
Umutlarin umutsuzlugunaAsili kalir bakislarim gelecegine.
isyanlardayim.
Hickiriklarim hüzzamli,
Hep nakaratli seni cagirislari gözyaslarimin...

Odam dört duvar
Icinde ben sensiz, seninle yasamaktayim!
Anlamsizca akislenir sana haykirislarim
Ve gelmeyisinle sevgili
Umutsuzluklarda cogalirim issizlik sükutunda...

(12.01.2005)

Yakup Icik

O Kadın

O Kadın!

Her gördügümde aci bir tebessüm var gamzelerinde
Sarar renk - renk gözlerini mechul yalandan bir sevinc
Basini öne egince mahcuplugu sessiz ama kederli, belli!
Rengarenk gözlerinden intikam alir anlatinca gözyaslari.

Kimbilir, ne figanla yasamistir gami, kederi ve aski?
Sormamislar bir gün 'nedendir? ' bu kadinin dertleri.
Dökmüs icine gizli - gizli sevgiden akan gözyaslarini
Birgün olsun acmamis icini, aglayan kederli gönlünü.

Hep sanmislar ki yasiyor gülerek, sen - satrak neseyle
Hic te degil, gamdan, kederden gözyaslarindan baska!
Beynini saran boz-bulanik, bazen de kara bir düsünce
Seni de aglatir, beni de, ah..bir anlatsa da siz görseniz!

Yemini var umutlara, eskiden yasadigi o mutlu günlere
Yüreginden mutsuzluk rüzgari essede, gözleri dolu umutla
Ve bir yagmur gibi saganak o güzel gözleri, irmak - irmak!
Icindeki sevgiler berrak ve renklerinde akar gider öylece...

Yakup Icik

"Varimiz Yogumuz Cilemiz ve Gözyasimiz" adli siir kitabimdan! (1995-Melle / Almanya) 

O Gülücügün Şimdi Duvarda Asılı

O Gülücügün Şimdi Duvarda Asılı

(Tatlı Gülücügünle O Güzelliğin Duvarda Asılı Durur ANNE)

şimdi renkler sana adapte
tuvale çizilmeden bem - beyazsın
bütün kelimeler, kalemle sana amade
seni anlatmak öyle zor ki kelimelerle..

yokluğundan arta kalan kutsal şefkatin
o da en güzel gülücügünle duvarda asılı!

göz - göze her geldiğimde ne güzelsin anne.

bazen uyanıyorum kan - ter içinde kabuslarla
uyuduğumu sanıp çocukluğum hayal - meyal gözlerimde
elimden tutuşunu hatırlıyorum, sım - sıcacık elin anne..

senden bana çok şeyler kaldı belki, ah bir hatırlasam.
ninem söyler iyiliklerini, babam güzelliğini bitiremez.
hala varlığın dolaşır akıllarda, evde, hayallerde sensin.
iz gibisin silinmeyen, masallarda, romanlarda, şiirlerde.

kalbim sana atıyor, içimde çoğalıyorsun hergün anne!

(Haziran 1991)

Yakup Icik

O Gözlerle

O Gözlerle

Efkarım gidiyor o gözlerine bakınca, gönlüm şenleniyor.
Dağılıyor gam keder çile, kara bulut gibi nice dertler!
Yeniden yeşeriyor hayatımda bütün renkler ve çiçekler.
Baksan durmadan gözlerinle aksa gözlerim sevinçden!

Tufan gelecekmiş ne o, depremler olacak bana ne ki?
Düşünmem hiç bir şeyi, cana ölüm gasp etse aldırmam!
Batmamış günes, ay vurmasın ışığını yüzüme istemem!
O gözlerinle bakman ruhuma; gönlüme şenlik verdi ya.

Kavuşmazsam, dert çekmedim o gözlerle bir gün yaşadim,
Derim çiçeklere güllere, hayatımın en güzel çağını yaşadım.
Sevmese bilmese aşkımı, gecelerde rüyalarımla yaşarım.
Gam değil, o gözlerle hayatımı her gün sevinçle yaşarım!

(1995-2002)

Yakup Icik

O Gözlerinden

O Gözlerinden

Salınır gögsümde çıkmaz bir can, yudum yudum ah..bu ölüm!
Kederden de öte çektiğim çile, geçmez geceler bir zulüm.
O gözler ah..Tanrı,m bakmasaydı, hatta ben doğmasaydım
Düşmeseydim bu derde, o gözler doyulmaz büyük bir sevda.

Gönlüm bir siper gam vurur, keder vurur çilelerle delik deşik!
O gözler de bir çakıldı mı gözlerimden, gönlüm bir değişik.
Yalvarmak ne ki,Tanrı,m biliyor geçiyor ömrüm yarı ölümle.
O gözlerle avuturum kendimi, her gün vazgeçilmez sevda.

(1995-2002)

Yakup Icik

O Gözlerin Erciyes, Ağrı, Uludağ da Sanki Yayla

O Gözlerin Erciyes, Ağrı, Uludağ da Sanki Yayla!

Sevgili, o baygın bakışların ediyor dünyamı şen
Dügün, bayram bin-bir hava içimde yaşanan.
Ne olur kalalım böyle hep, sen bak derin derin
Ceksem de acı, sızı inan duymam hiç bir derdi!

Geceler olsa, sarsa yıldızlar gögü, dalsam ışığına
Arzular sarsa sarmalasa ruhumuzu, sevişsek bir
Pembe şafaklarda olur ah..seninle uyanmak ne güzel
Venüsün bir parçası, evrenin şaheser kadını sevgili.

Sen yanımda olsan baksan, ben sana doya doya
Kalsam yerimde, geçse de günler böyle seve seve
Erisem o gözlerinin derinlerinde bir mum gibi bitsem
Seninle yaşadığım bu günlerdir dualarım, ölüme bile!

O sahane gözlerin bir girdap, baktıkça başımı döndüren
Geri dönülmez yollara almışım demiri, boğulsam da içinde
Askla, sevgiyle kulaç atıyorum gözlerinde umutlara, hazlara
Baktıkça dalıyorum sanki içi erciyes, ağrı, uludağ da yayla!

Yakup Icik

O Gözlerin

O Gözlerin 

♪ ♫
Bir rüya alemindeyim gözlerine baktıkça.
İçinde bin bir renkler, çiçek çiçek ve tatlı.
Akşamın renginde mat, bazende duru!
Canımı alır o gözlerin hayal ettikçe seni

♪ ♫
Duyardım cenneti, cehennemi ise hiç!
Dünyada görmedim, senin gibisi bir hiç.
Cennet güzel derlerdi aklımda kalan,
Ne yapayım cenneti, cehennem sensizlik.

(1995-2003)

Yakup Icik

O Ellerin Tüy Bulut Sanki

O Ellerin Tüy Bulut Sanki

tenimi okşayan o ellerin bir tüy bulut
sam yelinden daha yumusak ve sıcak
perdede saten, koltukta atlas,pamuk
kadifeden sanki, narin bir ipek kumaş.

tutunca ellerini sarıyor serin bir heyecan
kalbim duracak gibi çarpıyor buna inan
candan can geliyor alevleniyor arzular
içinde terliyor hazlar, bütün tatlı düşler.

dalgın bir hal aldım yalnız geziniyorum
çıkmıyor sıcaklığı sarılıyor yokluğunda.
ısınıyorum, birikiyorum sana doluyorum
ellerini tutabilme arzusuyla kıvranıyorum.

Yakup Icik

O Aşkın Kalbimde Bir Hançer!

O Aşkın Kalbimde Bir Hançer!

Bir bilsen güzelim, gittiğin o günden bu yana
Nasıl yaşıyorum hayatı, kabuslarla sırılsıklam
Hiç incitmemişti kalbimi baktığım başka bir göz
Baharımı kışa, günümü geceye çevirip, aklımı yok ettin!

Bunca yıl hiç dert çekmemiştim kimsenden, sen hariç
Ellerinle yeşerttiğin kalbimin saksısı kuru ve kırık
Ne yapsam da, ne söylesem bu anlatılmaz bir aşk acısı
Tufan oldun girdiğin her zerremde, param - parça ettin!

Bir bilsen, vurduğun bedenimin rengini al - kırmızı, mor
Devası ancak sensin, ne zaman geleceksin hiç bilmem
Üzengim kırıldı, uçsuz-bucaksız ovalarda koşturuyorum
Umutsuz bir sevdanın çilekesiyim, günüm zil-zurna sarhoş!

Yakup Icik

Nevrotik Sayıklamalar

Nevrotik Sayıklamalar

Adin dilimde nevrotik bir hal aldi, sen gideli
Saganak terler icinde tenim, boguluyorum.

İcim, bicim degisikliginde,
Psikolojik trentler yükseliyor
Sikintim arsa erdi,
Dayanamiyorum.

Doktorum caresiz 'sende ki bu hal patolojik ' diyor!
Duymayisinla dna moleküllerim sensiz evrimlesiyor.
Yoldan-yolaktan ciktigim belli,
Bunu herkes biliyor.

Düsüncelerimde varligim yoklugunda, reankarnasyona giriyor,
Bam-baska bir ben yaratiliyor ruhumda.

Senli her seyi unuttum artik.

Bende ki bu hal halinden sevgili,
Nevrotik sayiklamalar!

Yakup Icik

Neresindesin Duygu ve Düsüncelerinin?

Neresindesin Duygu ve Düsüncelerinin?

Bazen aktığımız gibi durulmayışımızın
boz-bulanık sellere dönüşmesi
duygu ve düsünceleri kirleterek yıkıyor
ve ağır hasara neden oluyor.
bulutsuz havalarda yağmurların işi ne?
kaç defa bir tebessüme göz kırp,
ve gülülcükle karşılık ver dedim,
beceremedin kahkaha atmayı hala!
dönüşü olmaya bir geleceğe gidiyor olman
seni ne denli mutlu ediyor bilemiyorum ama,
ihtiyarladığını biliyorum suratı asık.
hala bir ' MERHABA' nın anlamını bilmiyor
ve bir tanıdığına ya da her hangi birine merhaba diyemiyorsan
selama değmezliğin yüzünde akislenir bunu bil.
kibirli duygu ve düsüncelerin varlığı
daima akseder soluk bakışların en son uç noktasında bunu bil.
mutlu olmayı yalnız başına becerebileceğini sanma,
tekil olmak eksidir daima.
ironik fikirlerin bakışlarında daima huzursuzluk süzülür
ve mat bir renk salgılar ten.
maddenin ruhu kaplayacağı bir hayattan sadece
' beklentilerde çoğalırsın ' her şey akarsın,
uzun ince amansız geçitlerden sonra mutlak tıkanır
ve tasarsın buna ' kendi gözyaşlarında boğulmak 'denir.
ağlamanın, sızlamanın hiç bir yarar sağlamadığı an, bu an.
değerlerin önemi sende bir ' hiç ' kadar çok
oysa; ederin bir hiç kadar yok!

Yakup Icik

Nereden Sevdim Seni

Nereden Sevdim Seni

sen gidince evim boş kaldı, odaları loş
aydınlatmıyor güneş, ne de geceleri ay
ıssızlıkların denizinde yüzen bir tekne
vurur kabuslar çılgınca, acı dalga dalga.

şimdi dalarım geçtiğin yollara sessiz,boş
gördügüm gülen yüzler kayboldu bir hoş
ben sarhoş aşkın sarhoş, el-alem sarhoş
çıktım çileden, yoldan, düzensiz zıvanadan.

hayaller gerilir gözlerime içinde sen varsın
ne yana dönsem gözlerin, sesin yankılanır
çınlar kulaklarım yoksa sen mi beni anarsın

nereden sevdim seni kızım, gam keder bende.

Yakup Icik

Ne Zor Bir Sevgilisin

Ne Zor Bir Sevgilisin

günün her ani,askinla aklimdasin
kimbilir sen hangi perili rüyadasin
senden akan su göz yaslarimi
görmezsin bilirim gelip silmeye.

hergün cikar bakarim evinize
bir sevincle gecerim oradan
lambaniz yanar perdeniz kapali
hüsranla bogusurum yana yana.

bazen duyarim gezmeye cikmissin
düserim pesine ne görünmezsin
icim icimi yer bitirir,bir deli olurum
hergün seni görme arzusu cogaldikca.

ne zor sevilensin cözemedim gittin
neydi o bakislarin, anlamadim mi?
sende seviyorsun anliyorum gözlerinden
pesinden kosmamdan zevk mi aliyorsun?

o bakislarin bütün dertlere bin deva
hatta cennet kapisini acacak mana
gün gün varligin cogalmakta icimde
öldürüyor duymayisin yasarken beni.

Yakup Icik

Ne Acı Çalar Şu Gitarcı

Ne Acı Çalar Şu Gitarcı

ne acı çalar şu gitarcılar öyle
sanki kalbime dokunur titremesi
yanık bir aşkın unutulmaz hatırası
külleriyle savrulur içlere, tüter acısı.

ne yana dönsem aynı melodi kulaklarımda
kahrolduğumu bilmez hiç bir gitarcı
tazeler mazide kalan ölümsüz aşkları
filizlenir gözlerden salınır yaşları.

niyet etsem de unutayım sileyim aklımdan
unutamam her sokak şarkıları anımsatır
dağlanır içimdeki yokluğunla varlığım
acılar, binlerce bestelerden bir figan.

Yakup Icik

2 Ağustos 2011 Salı

Mükemmel Olmasını İstediğimiz Aşk Dilekleri

Mükemmel Olmasını İstediğimiz Aşk Dilekleri

Hep istediğim kalbinin bir parçası olmak ve bizi bir arada tutan da aşk olmalı.
Dünyada bizi herkesle karşılaştırabilir ve de aşkımızı örnek gösterebilirsiniz
Mükemmel değilim ama yine de bu sevgiyi bütün içtenliğimle size sunuyorum.
Şimdiye kadar birbirimizi düşündük, onu düşündügünden de çok fazla seviyorum.
Hepinize bir biz verme mecburiyetimiz var olma düşüncesi daha ağır basıyor
Gözlerini gördüğüm andan bu yana geleceğimiz ve geçmişimiz berrak su gibi
Her şeyi anlatamama sorunlarım olduğunu düşünebilir önemsemeyebilirsiniz
Gün gelecek bu şiirde herkes kendinden bir şey bulacak bunu çok iyi biliyorum
Benim gözlerimde aşk nasıl bir mükemmellikte görülmekte bunu size diliyorum.

(1-Bölüm)

Yakup Icik

Mutluluklar Dilerim

Mutluluklar Dilerim

Duydum ki sevdigim evleniyormussun!
Mutluluklar dilerim beni sevmesende.
Yüregim sizliyor ama ne yapayim
Kaderim bu benim,sana mutluluklar dilerim.

Bütün acilari gömerim ben kalbime
Unuturum nasil olsa yavas yavas.
Seni sevmekle hata etmedim ki ben!
Kaderim bu benim,sana mutluluklar dilerim.

Yazimiz bu bir sey diyemiyorum ki.
Yoluna gecip geri dön diyemem ki.
Senin yazin gitmek,benimkisi aci cekmek
Yazimiz böyleymis,sana mutluluklar dilerim.

Öylesine cok sevmistim ki seni ben
Benimle yasar,benimle cosardin hep sen!
Öyle degil simdi,yollarimiz ayri ayri
Kader böyleymis,sana mutluluklar dilerim.

Yakup Icik

Mutluluğa Eriyor Aşkının Hazzıyla Niceleri

Mutluluğa Eriyor Aşkının Hazzıyla Niceleri

*tarifi imkansiz bir mutluluk senden bana akiyor
göge eriyor nesem, icimde nice dertler siliniyor
lacivert gecelerden senli rüya mora bürünmüs
pembe safagi dudagimda dudagin sona eriyor.

doyumsuz umutlar hergün yeniden yeseriyor
güzellikler kanat takmis senden yana ucuyor
bezeniyor gülüslerin her sana bakan yüzlerde
eriyor askinin hazziyla niceleri tutkulu duyguya.

kiminin kap-kara gecelerini süsleyen venüs yildizi
renginden renk vuran ay gibi, hale gibi teni saran
ruhlarin tazeligi,canlarin canani,mecnunun leylasi
akillar sende kaliyor,hava gibi,su gibi ilham perisi.

Yakup Icik

Mor Geceler ve Pembe Şafaklar

Mor geceler ve Pembe Safaklar

bugün sevgilimin dilinden dökülen nameler
saldi beni uykunun kollarina,
mor bir geceydi.
pembe safaklari salacak bir gece.

yildizlar rüyalarima geldi sevgilimin ellerinde.
sevgilimin gözleri cobanyildizi gibiydi.
pembe safagi basucumda sevgilim bana;
'iyi uyudun mu sevgilim' dediginde...

Yakup Icik

Mezarım Olsun Yanağında ki Gamzeler

Mezarım Olsun Yanağında ki Gamzeler

(1)
esip gittin sevgili bir rüzgar gibi
dağıttın kalbimde yerimi, yurdumu
bir bilsen ne kadar büyük acım, sızım
figanım ar
şa erer, dayanılmaz beter.

esiyor fırtına yıkıyor yerini bir bir
seninle yeşeren ne varsa ölüp gidiyor
bellemek zor, bağı bozulmuş toprak
aşka susuyor, çatlıyor kurak kurak.

geziniyorum kendimi bilmeden bir yerde
vuruyor dert gelip kalbime bile bile.
düşümde varsın, gerçeğime gelmiyorsun
hayalın sıkıyor, eziyor bir cenderede.

aklıma uyuyorum, düz bir yol görüyorum
kalbim inanmıyor deli gibi gülüyorum
akşamlar yıldızsız her yer mat, donuk
bekliyor ruhumu sıkacak amansız geceler.
(03.05.1988)

(2)
bir çare arıyorum sevinçlere erdirecek
ne yana dönersem her yer labirent gibi
umutsuz dalar ağlarım, mevlam görüyor
kimbilir, ne zaman ufukta yar görünecek.

ne yana dönsem gülüşlerin var aklımda
unutulmaz o saçların altın-güz renginde
eger birgün olur da, ölüm beni bulursa
mezarım olsun yanağında ki gamzeler!
(1989)

Yakup Icik

Memleketim ve Dostlarım

Memleketim ve Dostlarım



uzun yıllar sonra yine çocukluğumun,
altınlardan-elmaslardan daha kıymetli
mazilerini sakladığı memleketimdeyim..
değişmesin istediğim her şey değişmiş..
her yer farklı konumlarda.
sokaklar ve kaldırımlar..
her şey bıraktiğim gibi değil..
toprak yollardaki ayak izlerimden hiç bir eser yok..
köşe başlarından oyunlar oynadığım kuytular bile yok..
çok ta özlemiştim memleketimi..
evimizin önündeki teras bahçesinde oturuken,
gözlerim salınıyor
içinde nice sevinçlerin gözüktügü geçmiş yıllara..
iki damla yaş akıyor
o da utancımdan içime akıyor
oysa; ağlamayı çok özlemiştim..
el ele harımlarda gezdiğim çocukluk aşklarımı,
dere boyu oyunlar oynadığım arkadaşlarımın haykırışlarını
ve komşuları, dostlarımı..
her birinin kalbimde tahti var altından..
anıları var bende tatlı tebessümler verdiren..
paylaştığımız yegane güzellikleri sevinçlerimde
gurbet ellerinde hiç bir zaman aklımdan çıkmaz onlar..
şimdilerde kimi dertli,
kimi kırgın, kimi ağlamaklı hayata..
nedendir sormadım? !
ama o aşina bildik ekonomik krizlerden olsa gerek
ve hak veriyorum ben eş-dostlarıma..
onların boynu bükük kalması beni derinden yaralasa da
elimden bir şey gelmemesi
ruhumu rahatsız ederken
için için için beni yiyip bitirmekte..
kimi geçim derdinde
kimileri de bir düzensizliğin ta isyanlarında..
alışmak gerek bazen bu hayatın
labirenli yollarında yürümeye daima..
sağlığın önemini arz etsemde
bir çokları farklı söylemlerde tutuklu kalmış imkansızlıklara..
bir merhaba diyorum içten,
gülümsüyorum bütün bir yıl görme sevinciyle..
oysa onların beni üzmemek için
buruk gülümsemelerini farketmiyorum değil,
ardından sitemkar,
isyankar ve ağlamaklı cevaplar alıyorum ben onlardan..
canım sıkılıyor üzülüyorum bir şeyler de diyemiyorum..
haklısın diyorum,
çok kez
en basit teveccüh kavramı içinde gönülleri hoşnut tutan
kelimler bile boğazıma dügümleniyor..
ben dostlarımı yumlu yumlu avuçlu çocukluğum kadar seviyorum
hatta, onları görmek benim ulaşamayacağım
ve tadamayacağım en büyük hazzım oluyor yılda bir kere de olsa..
ben dostlarımı
evren genişliğine yayılmış bütün sevgiler kadar çok seviyorum...

(2009 Yahyalı / Kayseri)

Yakup Icik

Mechul Bir Sevgili!

Mechul Bir Sevgili! 


Sen gideli bu yerde
Bir adin kaldi,birde sanin
Ve birde biraktigin gül.

Bu köhne sokaklarin sehri
Osnabrüeck,de
Tebessümle gezilmez oldu.

Anlarsan bir günde kurdugun
Mutlu dünyami
Simdi sensiz bozuk
Icimdeki dünyanin mutlu düzeni
Seni seviyorum haykirislarim
Sessiz issiz bosluklarda yankilaniyor
Duymazsin bilirim bosa cirpinislarim.

Biraktigin gibiligim yalan
Bir boslukta asili kalmis gibiyim
Ac ve susuzum sana
Gittigin o günden beri
Elimde soldu verdigin güller,kurudu
Aglasamda cana gelmiyor
Kokmuyor senin tenin gibi.

Umutlarim kirik
Yollarinda kalir gözlerim
Geleceksin diye
Gelmezsin bilirim,nedenini
Bile bile gelmiyecegini beklerim...

Yakup Icik

Mars Oldum

Mars Oldum

sararmaya yüz tutmuş zamanların kollarında,
sen soluyor ve ölüyorsun içimdeki baharlarda.
beklerken seni umutla,
gelmeyişin, gri renklerle cöktü içime.
aşkınla varlığın bendeyken, sırtım yere gelmez derken,
malup oldum yokluğuna ve terkediyorsun artık içimi.
seni koparmak en amansız acılar verse de, dalımdan,
metanet, sığındığım tek tesellim, unutabilmek zor olsa da.
vardığım yer yokluğun, içinde sensiz bir hiçlikle baş-başayım.
demir aldım bir kere, dönüş yok aşkın limanından geriye
biliyorum sensiz fırtınaların olacağını kalbimde,
ve gözlerimden sağanak yağmurların sel sel olacağını.
ıssızlığın sessizliğinden sükuta sığındım, hiç bir şeyi düsünmeksizin
en sonunda, peşinden koştuğum aşkımın vefasızlına mars oldum...

Yakup Icik

Mahallenin Güzeli

Mahallenin Güzeli

ay isigi diyorlar ona mahallede
altin saclarina gümüs rengi katilmis
gülüsü var yüzünde hic gitmez iz gibi
görenlerin alt üst olur hali,dünyasi.

sokaga cikar bahardan cicekli elbisesi
meltemler yaratiyor yürürken esisi
bütün gözler ona saliniyor hayran hayran
ah cekiyor onca benden icten,dilden.

sanki ask denizi o,vurgun yemis alem
rüyalarin perisi, hayallerin kendisi
gitara söz olur, duvarlara altin tablo
asili durur düslerde ay isigi bu kadin.

Yakup Icik

Lüxemburg,dan Trier,i Seyrederken

Lüxemburg,dan Trier,i Seyrederken

(SÜKUT BAHÇELERİ)

bin-bir makamlarda söylenir orada şarkılar, akşamların en son besteleriyle
özlem duymaya hasretler kaldığınız, huzurla demlenip şühu bulduğunuz yerde.
çiçeklere sarılmış sarmaşıklar, renklerinde gülüyor ve eriyor huzura karşılıksız
sevinçler polenlerle ikram ediliyor çayırlara, çimenlere, kurtlara, kuşlara bu yerde.

Tanrı,nın ikramı 'hayat' sunuluyor altından tepsi, gümüşten tasla çevreye cömertçe
cezbin hazzı taşıyor en ince kılcal-damarlardan her zerreye bin-bir sırlı hücreye
iklimler altından tablo yaratıyor, tual canlı, renkler eksiksiz, harikulade mevsim
doymaya hasret kaldığımız, güzelliklerle donatılmış yerde tatmaya hazır bir sofra!
 2005

Yakup Icik

Lütfen Konuş Benimle! (Bitte Sag Mir!)

Lütfen Konuş Benimle!

söyle bana
ne olursa olsun
farketmez
susma
içini aç
konuş benimle...

söyle bana
ne olursa olsun
aşktan bahset
nefretten
ya da istemediklerinden
konuş benimle
rahatlarsın! ...(2003)

★ ★ ★ (ALMANCA)

Bitte Sag Mir!

Sag mir
was auch immer geschieht
sag irgend etwas
geb dein Inneres preis
sprich mit mir

sag mir
was auch immer geschieht
erzähl mir von Liebe
erzähl mir von Hass
oder von Dingen die du nicht magst

spricht mit mir
es wird dein Inneres beruhigen...

Yakup Icik

Linet Ettim Sevinçlere!

Linet Ettim Sevinçlere!

mumlar yakıldı gidişine, halaylar çekildi
içime nice hüzünler çakıldı sevinçlerle!
ayırdılar gövdemden dalımı acımadılar
linetim dilimde sevgimi benden alanlar!

sustuğun gemli içimde, anlatmadın ki
ben de seviyorum diye haykırmadın ki
mutlu olacak mısın şimdi biz ayrı ayrı
kader diye sızlanıp yanacak mısın gayri.

sevgimizden anlamadılar ayırdılar bizi
artık içimizde çıkmayacak acı ve sızı
sen ağlayacaksın için için aklında ben
hıçkıracağım yana yana, kalbimde sen.

Yakup Icik

Kütlesi Ağır Rüya

Kütlesi Ağır Rüya

(Lyrik)

Hatırlamıyorum, hangi bir geceydi gördüğüm bu rüya!
Muhtemelen kötü bir rüya; bahcemde bir ağaç büyüdü.
Sonra bütün renklerde çiçekler açtı, yaz gelmeden döktü.

Benim bahçem bir mezarlık oldu, soldu, soldum sararıp,
Ve yem-yeşil ağaç kurudu.. sonra yaprakları topladım.
Sedeften sürahi icine, ellerim renk poleni, hüzünler sarılı.
Gözlerimdeki amansız yaşlar, bütün renklerin cümbüşü.
Acı çeken parmaklarım mat renginde paramparça oldu.

Bir damla gül uyandıgımda, hayallerimde kızıl renkte büyüdü
Buruk bir tebessüm sardı - sarmaladı sarmaşık gibi, yüzümü
Gözlerim salındı dışarı, baktım ki inceden yagmur yağıyordu.
...
Bu ne anlama gelebilir? Ah sevgili, buldugum an da sen öldün?

Yakup Icik

Kürdili-Hicazkar Gözyaşlarım

Kürdili-Hicazkar Gözyaşlarım


Yaşarım gamlı kederli, her günüm acılardan nakaratlı
Bestelenmemiş bestelerimin, senfoni şefiyim.
Nameler henüz notasız, okunmamış şarkılarımda.
Kürdili hicazkar makamlarla, akar gözyaşlarım!

Orkestra kurulu, kemancı saksafoncu bekler beni.
Ritmik bir ıssız sessizlik, gözden göze şimşekler gibi çakışır.
Doğunun en acı veren aşklarinda, bestelenmiş eserler
Sayfa sayfa çevrilir, en acıklı notasız ve makamsız!

Latinlerin rodrigo çalınır, bitince benim dinlenmemiş bestem.
Şühu içinde yankılanır hüznüm, olmamış dinleyicilerime,
Ve sevinçle eğilir, selamlarım sessiz alkışlarımı..
Ve yine en acılısından, hic bestelenmemiş ıssız besteler yaparım!

Yakup İcik

Komşunun Kızı

Komşunun Kızı

(ah su komsu kizi)

yemyesil bahceli bir evde
ela gözlü kiz elleri kinali
saclari gecelerden iki bölük
deli ediyor beni her bakisiyla

görünce onu donup kaliyorum
dilim tutuluyor hasta oluyorum
ruhumda apayri bir dünya yesertti
en renkli güzellikler yasiyorum simdi!

tutuklu kaldim kalbinin kafesinde
lakin görmüyor gönül gözleri
bir yanim cendere öbür yanim aci
kivraniyorum yana yana döne döne!

icimden bir ses 'git söyle derdini '
nasil söylerim hergün görüyor beni
sagimda solumda dört bir yanimda
dolasiyor varligi her gün güle güle!

bakti mi eritiyor beni volkan gibi
yanaklari etnanin kipkizil rengi
tufanlar kopar görenlerin gönlünde
yakiyor yandiriyor bir komsu kizi!

Yakup Icik

Kime Ne Söylerim Ben Simdi?

Kime Ne Söylerim Ben Simdi?

uyandigimda
bütün benligimi alip gittin elimden
bos bir kalp birakip
paramparca ettin askimi.
ardindan uzun-uzun baktim,
rüzgar bile yetisemiyordu sana
elimde papatyalar
'seviyor-sevmiyor' kopuyordu bir-bir.
oysa ne cok sevmistim söyle,
ne derim simdi ben dostlara?
her sey yalanmis mi diyeyim,
ne derim ben ah.. ne derim?
en güzel renklere,
okyanuslarin derinliklerine,
ormanlara
hüzünlenmeyenlere,
gülenlere,
sevinclerime ortak olanlara?
söyle;
gökyüzüne,
galaksilere,
sonsuzluga,
kesfedilmemislige
güzelliklere,
renklerinde gülen,
bu ayrilikla aglayan ciceklere.
uyandigimda anlamaliydim
korkularini bile alip koynuna gittin
söyle bana lütfen,
bunlarin hepsini ölüme nasil derim ben?

Yakup Icik

Kimbilir Bu Gün Hangi Bir Gün?

Kimbilir Bu Gün Hangi Bir Gün?

Kimbilir hangi bir sabah, tatlı bir rüyadan uyanacaksınız
Kimbilir bu sabah hangi sabah, beni bulamıyacaksınız.

Tatlı namelerle şarkılar dudaklarınızda, gülücükleriniz olacak akislenen
Duyacaksınız benden bir haber, olmayacağım aranızda.

Kimbilir, aşk yaşayacaksınız benden, sizde benim yaşadığım gibi
Hayaller kurarken tatlı tatlı, rüyalarınızda olmayacağım kimbilir.

Rüzgarlar esecek kokacağım meltem gibi, özlemlerle kimbilir yanacaksınız
Benim cayır - cayır yandığım gibi size, sizde bana yanacaksınız.

Uyanmayın sevilenler rüyalarınızdan, silin duygularınızdaki benli hisleri
Ben yoksam siz var olun hayatta, değmez bu dünya çekilen gama, kedere.
13.04.2004

Yakup Icik

Kimbilir-Ne Düşünür

Kimbilir-Ne Düşünür

bir kadin yaslanmis pencereye
iki eli sakaklarinda, ne düsünür?
altin rengi katilmis gümüs saclarina
kimbilir, belki de sevgilisini düsünür? !

e l a  gözleriyle salinmis pencereden
bir genc gecer,hakkinda ne düsünür?
al al olmus yanaklari, sanki gül rengi
kimbilir, belki de bu genci düsünür? !

rüzgar eser saclarini yalar pencerede
mis koku yayilir etrafa, ask mi düsünür?
gülücügünde dört mevsimin bir tadi var
kimbilir,bu kadin-bu gece,ne düsünür? !

acmis günese gögsünü, pencereden
zevkler yeseriyor desem, ne düsünür?
deli olmamak elde degil hergün ayni
kimbilir, benimle bir gece mi düsünür? !
(Haziran-1997)

Yakup Icik

Kıyameti Yaşıyor Seni Görüpte Nice Kavuşamayan

Kıyameti Yaşıyor Seni Görüpte Nice Kavuşamayan

Geçse de günler sevgili, seni unutmak ne mümkün
Aşkınla saplanan kalbimde bir hançer gibisin
Haz alarak yaratmış senin güzelliğini Yaradan
Bütün güzellikler bir arada sende toplanmış
Kıyameti yaşıyor seni görüpte nice kavuşamayan!

Bir gün olur da kavuşamassam sevgili eğer sana
Ruhumu kaplayacak mat içli bir hüzün, içten içe
Bütün sevincim solup kuruyacak, acılar yeşerecek
ip - inceden düşünceler sarılacak sarmaşık gibi
Ruhum bedenimden ayrılacak, yaşayacağım ölü gibi!

Kimbilir, kaç zaman geçecekte duyacaksın sen beni
Bir an olsun ah.. çekecekmisin açtığın yaralarıma
Tüylerin diken diken olacak, yıkılacakmısın içten
Yoksa uçsuz boşluklara dalıp, dökecekmişin gözyaşı
Pişmanlığından divane olup, dertleremi sarılacaksın

Biliyorum gün gelecek ve terk edecek güzelliğin seni
O altından saçlarına düşecek güz, buz gibi kış havası
Yine de aklımdan çıkmayacaksın o sahane güzelliğinle
Bir heykel gibi bekleyeceğim yollarında, dikilip seni
Gelmeyeceksin en son bildiğim, o son nefesinde bile!
(Trier/Lüxemburg-2005)

Yakup Icik

Keyfim Olur

Keyfim Olur

hic yoktan bugulanir su gözlerim
efkar basar yagar saganak saganak
anilari cikartip koyunca ellerime
izdirapli asklar keyfim olur benim!

kanarim gülmeye acilar icimdeyken
tebessüm ararim bana bakan yüzlerde
göremeyince kalp gözleri lal olur dilim
izdirapli cendereler keyfim olur benim!

bir selam bir merhaba yeter bana
kapilari aciktir kalbimin her insana
yeter ki icten olsun süzüsler gülüsler
izdirapli agitlar keyfim olur benim!

kimse bilmez 'nedendir' cektiklerimi
bardaklara koyup iciyorum gözyaslarimi
ararim sicak bir el isitacak tenimi
izdirapli soguklar keyfim olur benim!

Yakup Icik

Kestim Ümit Bağlarımı

Kestim Ümit Bağlarımı

yine gelmedin sevgili, bastı bir sıkıntı içimi
kulaklarımda da gitmez deli eden bir uğultu
boşa yanan yakup o hoş tatlı rüyadan sonra
çöreklenen aşkının izi ile yaşıyor çeke çeke!

ne ümitlerle bağlandım saf saf aldandım sana
aşkın yarası ile dağlanır içimde bin-bir kampanya
dünyanın yarısı ayrılanlar, diğer yarısı kavuşanlar
sanki bilmeden düsmüşler bu haz denen kapana.

artık beklesemde ömür boyu, doğdu içime ayrılık
kestim umut bağlarımı,bağlansam da gama,kedere
zaman benim payıma düsen, elbet ilacıdır dertlerin!
bom-boş bir kalp artık gecelerde acı rüyalara gebe.

Yakup Icik