31 Temmuz 2011 Pazar

Kaybolmus Gencligimin Sıkıntıları

Kaybolmus Gencligimin Sıkıntıları

kaybolmus sehir
ayak izlerim kaldirimlardan silinmis
ugradigim mekanlar yerinde yok
ezan sesleri, klaksonlar yankilanmiyor
tehna sokaklarin kedileri dolasmiyor.
kaybolmus gencligimin sıkıntıları icimde!

tebessüm eden yüzler sık yok artik
müzikli bahcelerin tatli nameleri duyulmuyor
parklarda göz-göze olan sevgililer mi?
(...) bilmiyorum ki..
koca bir sehir yok olmus gibi.
kaybolmus gencligimin sıkıntıları icimde!

kaybolmus sehir
kizil aksamlardan kalan mor gecelerin
eski kaldirim civiltilari,
ay isiginda balkonlardaki sohbetler ve
gitar sesleri suskun
perili ask sarkilari söylenmiyor.
kaybolmus gencligimin sıkıntıları icimde!
(1999/17.10.2000)

Yakup Icik

Kavusan Kim Söyle

Kavusan Kim Söyle

kavruldu
günes isiginda
ayaklari altindan
sahra cöllerinde
mecnun gibi.

gemlenmis
izdirapli bir askin
delice tutkulari uguruna
yaniyordu icten ice
sevdasiyla.

' ne bilsin '
hayalleri varliginda
pesinden kostugu
umutsuz bir askin
leylasi oldugunun.

Kalk gidelim düslerim
felegin meskatli dünyasindan
yeni bir dünya kurmaya
icinde yalniz kendim
gercek düsler pesine
dört mevsimin bir oldugu
umutlarin gel-gitlerine
demir atmaya.

bak! sevenlere
sevilenlere
kavusan asklar da
yasandi ve bitti
bir avuc kül oldu
yandi
ve savruldu
kum taneleri cöllere
muson yagmurlari öncesi
sert esen rüzgarlarla.

mecnun ve leyla
olmayan kim var
yasanmis asklarda
kavusan kim?
söyle...

Yakup Icik

Karabasan Gibi Çökecek Yokluğun Üstüme

Karabasan Gibi Çökecek Yokluğun Üstüme

Büyülü bir akşamın hüzünlü renginde
Elimde son mektubun, gözlerimde yaş
Biten aşkımızı anlatıyor yogun satırların
Eski günleri yad edip, hıçkırıyorum!

Zifiri-karanlık gerecek kanatlarını üstüme
Karabasan gibi çökecek yokluğun yine
Ve ben en içli şarkıları dinliyor olacağım
Mektup bitimi demlenecek duygularim!

Sensiz kanadından vurulmuş kuş gibi aksağım
Uçamıyorum, palazlanıp yürüyorum ardından!

Yakup Icik

Karabasan Çığlıklar Boğuyor Sensiz Beni

Karabasan Çığlıklar Boğuyor Sensiz Beni

senden kalan acı bir hatıra kalbimde,
adı hüzün
bir de,
defterimin arasında kurumuş kırmızı gül
'seni seviyorum' sözlerini
çoktan unuttum be sevgili
artık renkli hayallerim sensiz
mat ve soluk
mor geceler pembe şafaklara vurmuyor
yanı-başımda senli.
penceremden baktığım yollardan
bir sen geçmiyorsun
el-alem geçiyor gülerek,
çiğ düşüyor gözlerimin çimenlerine
içime düşmüyorsun yine de,
belki de kalp ağrım ondandır
nerelerdesin şimdi,
hangi bir başka sevgili kollarındasın
merak ta etmiyorsum değil hani,
aklım seni unutmak üzere olsa da
karabasan çığlıklar boğuyor beni,
sesini özlemedim desem de
ne senden vaz-geçebiliyorum
ne de yanımda olmayan yokluğundan
tamamen çıkıpta gitmedin bir türlü,
hepten içimden vefasız
attın beni ateşlerden cendereler içine,
kendine sırılsıklam edip.

Yakup Icik

Kalbini Taşırım Kalbimde

Kalbini Taşırım Kalbimde

Yanımda senin kalbini taşırım.
Onsuz asla duymuyorum,
nereye gidersen git,
sen benim canımsın,
git..
Ve bana sadece yalnızlıgın tarafından ihanet yapılacaktır.
Sen benim kaderim,
benim tatlım cünkü ben,
sensiz bir kaderden korkuyorum.
Benim için senden güzel bir dünya istiyorum,
sen benim dünyam,
benim seninle bir gerçek olduğunu
ve sen,
ne bir ay kadar dolu oldugundur bana.
ve ne olursa olsun bir güneş dogacaktir her zaman
ve isitacaktir beni, sen

Burada derin sırrı kimse bilmiyor.
Burada kök kök
Ve tomurcuk tomurcuk
Ve bir ağacın gökyüzünün gökyüzü,
hayatsin bana.
yüksek ruh daha besleyicidir
ruhu gizlemek için lakin;
senin varligin icimde umut.
ve yıldızlar sana - bana,
ikimize mucizedir.
Ölmezden önce unutma beni,
kalbini taşır bu kalp.

Yakup Icik

Kalbim Lime Lime Öylece Yaşıyorum

Kalbim Lime Lime Öylece Yaşıyorum

Açtığın yaraları tedavi etmek ne mümkün
Kaç doktor gezdim, hepsi çaresiz diyor
Aşkınla yananın hali perişan, derbeder
Bir mucize tek umudum, o da senin aşkın
Perişan halimle Allah,ıma yalvarıyorum!

Şeklin-şemalin değil her şeyin bir büyü
Senden yana bir söz duysam, neşe bulurum
Gözyaşlarım durur, sevinç dolar gamzelerim
Lakin; yoksun yanımda, tükenmekte ömrüm
Bir bilsen senin için nice acılara katlandığımı!

Yoksan yanımda istemem bir nefes teneffüs
Düşmüşüm, zindana gecem gündüzüm zehir
Bazen fırtınalı, kasırgalı amansız rüzgarlar
Delik deşik etti içimi, yine de aldırmadım
Bir gün döneceksin umuduyla yaşıyorum!

Yakup Icik

Kalbim Kırık Bir Vazo

Kalbim Kırık Bir Vazo

sensiz kalbim kirik bir vazo
paramparca, bahceleri mevsimsiz
aksa da gözlerim ardina irmak irmak
cana gelmiyor canim yoksun yanimda!

sen varken yanimda bahardin, yazdin
yoklugun güzüm,yüzüm sararan yaprak
sarildi dört bir yanim kutuplardan buzla
varligina öyle hasretim ki sicak sicak.

Yakup Icik

İşlediğim Tek Cinayet

İşlediğim Tek Cinayet

içimde işlediğim tek cinayet
'seni terk etmek'
kolay değil bunu yapmak
'seni çok seviyorken'
zorladın bana bunu,
hissiz ve duygusuz davranarak

kalbimin senin için attığını,
sana yandığımı görmedin
bir kaç hatıra kalacak senden
o da akan gözyaşlarım
kimbilir ağlayacak mıyım sensizlige,
günlerce, aylarca
hatta yıllar boyu iz mi kalacaksın
gülüşlerinle asla silinmeyen.
ben artık ne pişmanlığını bekleyeceğim
ne de dönmeni...

Yakup Icik

İsterdim ki O Gözlerin

İsterdim ki O Gözlerin

Ne şahane o gözlerin, renk cümbüşü yaz, kış ve bahar
İcinde deniz, göl, pınar renk renk sarı, gül,orman
Bezenmiş sevdigim bütün renkler mavi, yeşil,kahve
Ah..öyle isterdim ki o gözlerin bakıp ta bana kala
Gönlümden bu dert ve kederleri siliversin...

Yakup Icik

İsterdim Bir Gül Koparayım

İsterdim Bir Gül Koparayim

seninle canlanıyor içimdeki baharlar
şenleniyor ruhum, arzum, emelim, benliğim.
kalbim atıyor sanki duracak gibi amansız..
hayat buluyorum can çekişirken yeninden.

seni görünce renklerinde gülüyor çiçekler
saf duruyor ağaçlar,uçuşuyor kelebekler
isterdim bir gül koparayım vereyim sana
bilirim çiçekleri üzmeden dalında sevdiğini.

Yakup Icik

İstek

İstek

o gözlerinle bak, akislen kalbimin icine,
venüslü gecelerde kayan yildizlar gibi.
zerafet sarsin ruhumu her yanimi senden..
koyumavi gecelerden bosalan sihir gibi!

bazen dalgali saclarini kivir sal, yan kasin üstüne
siirsi meltemler essin ruhuma ask gibi sevda gibi.
tebessüm et pak teninin isigi vursun gecelere..
dünyamdan gami, kederi, elemi bir anda siliversin!

sen yeryüzünde solmayan en güzel ciceksin;
ben senden koparilmis bir dalim, yapragim!
bu ömür sensiz cöl, yoklugun hazan ve kis..
kutuplarda buz gibi halim, ben sensiz neylerim?

koklanmamis güller yetistirdim kalbimin icinde,
yoklugunda gözyaslarimla besleyip büyüttügüm..
yüregim istiyor bu gülleri sana hediye vermek..
korkarim almazsin ' hic bir degeri yok ' diye!
04.07.1991/18.07.2008

Yakup Icik

İstedigimiz

İstedigimiz

bir tutam tebessümdü, yüzümüze konduracagımız
elele verip, sevgiler dagıtacagımız
dahada az bir çimdikti, hatta; zerresine razıydık
ne istedigimizi bilmeden, anlayamadan birbirimizi
asıverdik suratlarımızı anlamsız boşluklarda
asılı kaldık öylece, samaroglanı gibi
birbirimize bir hiç gibi bakakala.(*)

Yakup Icik

(*) herkesin kendini bir sey sandigi yerde,
hic kimse bir sey olamaz. (Gilbert Wels)


HOSGÖRÜ / Erdem / Önyargi (1 - 2 - 3) 
Yasadigimiz toplum icinde insanlarla ilgili tanimlar yapiyoruz. Sürekli olarak disimizla ugrasip, pek cok seyi tenkit ediyoruz. Ayrintilar icinde bogusuyoruz. Mevcut enerjimizi süratle tüketiyoruz. Tenkit etmeye yanasmadigimiz bir kisi var, o da kendimiziz. Biliyoruz ki, temelde her sey, insanin kendini tanimak istemesiyle baslar. Bu istegin merkez olması gerekir. O halde ne yapmamiz gerekiyor? Bu sualin cevabi çok sade ve aciktir. Dünya hayatinin icaplarindan biri nedir? Hata… Hatalarimiz. Ruh denen varligin hata yapmasi cok dogaldir. Deneyim noksanligi hatalarimizin sebeplerinden biridir. Hatalarimizla birlikte acisini da yasiyoruz. Kendimizden hareketle ve yasam icinde gelisme imkanlari elde etmenin cabasi icinde olmaliyiz. Cok defa baskalarinin yanlislarina, ters davranislarina karsi saygi göstermek, fikir ve fiiller karsisinda kirici ve alayci olmadan, yumusak ve sefkatle hareket etmek gerekliligini duymak, h o s g ö r ü l ü olmaktir. Ancak insanin kendi kanaatlerini terk etmesi ya da onları ortaya koymaktan, savunmaktan, bir fiil cikarmaktan sakinmasi seklinde anlasilmamalidir. Her cesit siddet ve hile yollarini kullanmaktan kendini alikoymalidır. Varlıklar birbirlerine saygi duymalidir. Ama bu saygidan dünyasal kariyer ve yas büyüklügüne saygi duymak gibi kavramlar anlasilmamalidir. Her varlik kendi görgü, bilgi ve tecrübesi oraninda fikir ve fiile sahiptir. Ve bu görgü tek bir dogusla, tek bir laboratuarda (Dünya’da) kazanilamaz. Hayati anlamak için bir cabamiz olmalidir. Yetiskin insanlar olarak, yasamimiz farkli seviyede bir oyundur. Varliklara degisik okullar ve okullarin ögrenim devirleri içinde imkanlar verilir. Her varligin içinde bulundugu realitenin kendine özgü arzu ve istegi vardir. Bu dogrultuda hakikat nedir? Tekamülü kavrayis ve bu gidisin farkina varabilmek. Degisik sürecler içinde her seyin mümkün oldugunu kavramak önemlidir. Hakikate yakin olanlarin, olmayanlara iyi niyet, anlayıs, sefkat ve sabir ile muamele etmesi gerekir. Gerçek h o s g ö r ü burada baslar. “Bilenle bilmeyen bir olur mu? ” denilmistir. Bilenin bilmeyene gösterdigi sabir, bir bilgiye dayalidir. Varlik yalniz bunu ögrenmek için defalarca, tekrar tekrar dogmak durumundadir. Ruh denen varlik kendisine karsi h o s g ö r ü l ü olmalidir. Ama bu h o s g ö r ü tevillere sapmak, yanlislarini görmezlikten gelmek anlaminda alinmamalidır. Cıplak olarak yanlisimizi ve dogrularimizi görebiliyorsak, baska varliklara kusur bulmayiz. Tabii temelde varlik sevgisi yatar. Dogasi itibariyle varlık, vicdani ile degil, nefsi ile hareket eder. Vermekten cok almak ister. Egonun hakimiyeti kisiyi yönlendirir. Korkular varligi sinirlar. Diger varliklari onlar da yaratilandir diyerek, birer ruh varligi olarak göremez. Madde ile olan siki iliski bunu önler. Ruhsal rehberlerin tahammülleri, h o s g ö r ü n ü n en yüksek görüntüleridir. Suur alanlarimiz sinirli oldugu için bir üstümüzü rehber almamiz icap eder. Tövbe nedir? Bu suali de sormamiz gerekir. Kisaca tövbenin ilahi dayanagi “ E v r e n s e l H o s g ö r ü ” prensibidir. Tekrar tekrar gelisimiz ve cok degisik imkanlar icine sokulmamiz tesadüf müdür? Ruhsal rehberlerin bilgiye dayalı müsamahalaridır. Zira bilgisizlikten dogan hata h o s g ö r ü y ü hak eder. Fakat kisisel cehit tamamen bir kenara itilmemek kaydiyla olur. Biz birbirimizden üc (3) boyut icinde bir seyler saklayabiliriz. Ama ruhsal idareciler icin bu laboratuarin kapisi her zaman aciktir ve deney tüpleri her zaman onların gözü önünde ve elindedir... 

(2) ERDEM / Önyargi / Hosgörü 
Erdem kavrami, felsefe tarihinin baslangicindan beri yer alir. 'İnsanin ve yasamin anlami nedir? ' sorusuna verilen felsefi cevap baslangicta 'erdemli olmak' olarak belirtilmistir. Örnegin mutluluk yasamin temel amacidir ve mutluluga ulasmanin yolu erdemli olmaktan gecer. Bu düsünceye göre erdemli olmaksa ancak bilgi sahibi olmakla mümkündür. Antik Cag,da erdem: Sokrates, Platon, Aristotales felsefi etkinliklerinin önemli bir bölümünü erdem konusu üzerine yürütürler. Mutluluk ve erdem birbirleriyle ilintili iki önemli kavram olarak ele alinir. Sokrates yasamin ve dolayisiyla ahlaksal eylemlerin amacinin mutluluk oldugunu belirtirken, bunun bilgi ile mümkün odugunu ileri sürer. Dolayisiyla erdemli olmak bilgi sahibi olmakla olanaklidir ve bu da mutluluk saglayacaktir. Kibrisli Zenon, mutluluk icin erdemli olmayi yeter sart olarak ileri sürdügünde bu düsünceyi acikca belirtir. Benzer sekilde yaşamin temeline acidan sakinmayi ve mutlu olmayi koyan Epikurosculuk da, baska bir acidan böyle bir temel ilkeye dayanir: 'komsun farkina vardiginda utanacagin bir şey yapma'. Bu yaklasim, erdemli olmayi, mutlulugun temeline bu sekilde yerlestirir. Bilgi insani erdemli yapar buna göre, cünkü ahlaki anlamda dogru davranmayi saglayacak olan sey bilgidir. Daha sonralari giderek ahlak felsefesinin kavramlarindan biri olarak yer edinmistir. Buna göre erdem, hangi davranislarin insanca ya da kabul edilir oldugunu belirten bir kavramdir. Ahlaki dogruluk erdemli olmakla bir anlamda tutulur bu anlamda. Bu genel tanimin ötesinde ahlak felsefeleri farklı sekillerde bir erdem anlayisi gelistirmişlerdir. İyi-kötü, dogru-yanlis kavramlarinda görülen topluma, yere, zamana göre farkliliklar, beraberinde erdem kavraminin da farkli sekillerde düsünülüp anlasilmasini getirmistir. Bircok filozof erdemi bu anlamda felsefenin merkezine yerlestirmistir. Buna göre erdem, istenc ya da iradenin ahlaksal iyiye yönelmesidir... 

(3) ÖNYARGI / Hosgörü / Erdem 
Hayatimiza yön verebilmeyi becerebilseydik eger gecmise dönüp gelecege bakmazdik! Gecmiste güzellikler-cirkinlikler yasanmis ve bitmistir. 'Bugün icin' gecmiste yasanan olumsuzluklardan nasibini almamali. Nefes alip-vermenin güzelligini idrak edip daha iyi ve refah zamanlara yol almali. Eskiden ideolojiler hüküm sürerdi. Artik ideolojiler hükmünü yitirmekte akil-mantik yerini almakta. Hatalar biz insanlar icindir. Telafisi cok cabuk ve basittir! At gözlügünden degil kalp gözlügünden bakmali ve vicdana danismali bütün olumsuzluklara. Önyargi, insan kalbini cendereler icinde sikar, aci verir, isyana tesvik eder. Bir konuya önyargili yaklasim icinde bulundugunuz an icinde, toplumsal-sosyal kurumlarda sevgiden bahsederken sevgisizliginizi ele verir! Bu dünyada aci ceken 'bir tek siz degilsiniz' Cekilen acilar devamliligi önyargi hallerin ürünüdür! Önyargi bir insana ömür boyu kin, nefret ve hosgörüsüzlük asilar. Ne kadar ' ben vicanliyim-hosgörülüyüm ' derseniz deyin, görünmeyen yüreginiz her kelimenin arasindan' Önyargi Cirkinligi ' olarak daima siritacaktir... ...bir hikaye aktarayim örnek olarak. Bir zamanlar dört (4) Oğlu olan bir adam varmis.. Cocuklarinin çok erken karar vermemeleri ve önyargili olmamalari için onlari bu konuda egitmek istemis. Böylece her birini uzak bir yerde duran Agacin yanina gidip ona bakmalarini istemis.. İlk oglan Kisin gitmis, İkincisi İlkbahar, ücüncüsü yazin ve sonuncusu sonbaharda. Geri döndüklerinde hepsini bir araya cagirmis ve ne görüklerini sormus. İlk Oglan Agacin cok cirkin, yasli ve kupkuru oldugunu söyledi. İkinci oglan Hayir yesillikle doluydu ve canliydi dedi. Ücüncü oglan baska fikirdeydi. Cicekleri vardi ve kokusuyla görüntüsüyle o kadar muhtesemdi ki daha önce hic böyle bir sey görmemisti. Sonuncu Oglan hepsinin haksiz oldugunu ve agacin meyvelerle dolu, canli ve hayat dolu oldugunu belirtti. Yasli Adam Ogullarina hepsinin hakli oldugunu söyledi. Cünkü hepsi farkli mevsimlerde agaci görmeye gitmisti. Onlara bir Agaci veya bir İnsani, kisa bir süre veya bir mevsim tanidiktan sonra yargilayamayacaklarini anlatmaya calisti. Yada neye sahip olup olmadiklarini. Gercekleri ancak sonunda, dört (4) mevsimi gördükten sonra görürsünüz. Eger kisin vazgecersen İlkbaharin nimetinden olursun, Yazin Güzelliginden ve Sonbaharin bütünlügünden de. Bir mevsimin acisinin, diger güzel mevsimleri parcalamasina izin vermeyin. Hayatinizi bir mevsim (bir dönem) yüzünden yargilamayin. Unutmayin ki ilerde su an ki zamani arayabilirsiniz ve daha güzel günlerde yasayabilirsiniz... Arastirma-Arsiv

İstanbul

İstanbul

görüp,te sevmemek imkansiz
ah istanbul ah..
bazen bir tatli tebessüm konduruyorsun yüzlere
bazen,de amansiz hasretler koyuyorsun gönüllere
ve sonra,da ayri kaliyoruz birbirimizden
ah istanbul ah
bir gün yalniz beni sevdigini lütfen itiraf et ve sonra öleyim...
sonra öleyim...
öleyim...
bilirim itiraf etmezsin
sen herkesi seversin
bu yüzden ISTANBUL ah var ya sen
iki yüzlü tek kiskandigim sevgilimsin...

Yakup Icik

İsa Degnegi Var mi Güldürecek?

İsa Degnegi Var mi Güldürecek?

ayrildik sevgili sebepsiz yere
kem gözlere kandik bos yere
senden bana kalan ic sizisi
kirik bir kalp bir kac hatira.

simdi ben elimde sen gurbetinde
ic cekip, aglayip hickiracagiz
her sey de bir teselli arayacagiz
pismanim diye ALLAH,a yalvaracagiz.

nasil gececek günler böyle bilmem
unutmak zor olacak bendeki seni
öpüsüp sevismeler damagimda kaldi
maziye gömülecek bu ask sevgili.

sen gülünce ben mutlu olurdum
bu asktan hep umutluydum
bir kara kedi girdi aramiza
bir ISA degnegi var mi güldürecek?

su an bos yerin pencerenin önü
'oradasin biliyorum' cildiracagim
artik hayallerimdesin konustugum
yoklugun yankilaniyor hüzünle sevgili.

Yakup Icik

İntizar

İntizar

(gel gir de kalbime gör bendeki seni)

seni görmeyeli ne tadim var, ne tuzum
renkler tonunu kaybetmekte gün-be gün
kizil aksamlar mor gecelere uzanmiyor
pembe safaklar artik sökmüyor ruhuma
sitemlerdeyim sensizlige-anlamsizliga!

öptügüm dudaklar senin dudaklarin degil
daldigim gözler senin gözlerin hic degil
elinin sicakligi isitmiyor baska ellerde
dilimde dua'intizar'yokluguna linetim var
sensizligin gününde ölmeye ihtyacim var!

ne zaman gelirsen aklima seni düslüyorum
varliginin yokluguna konusmak istiyorum
lakin; kelimeler yarim cikiyor dudagimdan
bendeki seni inan kalbime anlatamiyorum
gelip görmüyorsun kalbime giripte kendini!


Yakup Icik

İki Ayri Sevgili

İki Ayri Sevgili 


Güzeldi; bir ask yasadik seninle sevgilim
Her gecen ani dolu dolu sevgi ile
Sular gibi costuk akan damarlarimizdan
Kalbimize biriktik, tastik sevincle gözlerimizden!

Zamansiz bir rüzgar esti icimizde birden
Aldi seni benden, beni senden savurdu uzaklara
Atti gelemiyecegimiz diyarlara ayri ayri bizi
Caresizligin kollarinda sende aci, bende keder!

Bitmez ve ölmez sandigimiz askti bizimkisi
Ne oldugunu anlamadan bitiverdi simdi
Yemin etmistik, agaclara yazmistik adimizi
Kuslar sahidimizdi oysa, simdi hüzünlü iki ayri sevgili!

Yakup Icik

30 Temmuz 2011 Cumartesi

İçimde Yokluğun Buz Gibi

İçimde Yokluğun Buz Gibi

seninle başlayan hayatımda, aşkınla yazdığım şiirler
güftesiz ve bestesiz okunurken, notalar hüzünle ağlıyor
sen gittiğinden bu yana, duygularım hissiz ve sessiz
en acılı satırlarım, bütün kederlerde nemli ve gemli

içimde yangınlı hayaller sensiz, yaz güneşi temmuz gibi
hazan değil, kış değil arzum, emelim kutuplardaki buz gibi!

Yakup Icik

İçimde Bam - başka Coşkun Bir Alem

İçimde Bam-başka Coşkun Bir Alem

ilk baktığım an da o gözlerine
haz verdin, keyf verdin, can verdin
aşk ile sarılmış, sevgi dolu duyguyu
şiir gibi en güzel mutluluğu verdin.

kalbimde dolu bir heyecan
akıyor damarlarımdan sana
dünyam değişti birden bire
içimde bambaşka coşkun alem.

el-ele gezip tozmak sahane
sevgili sensiz her şey bahane
kapkara bir dünya da bana
gecelerin ışığı ay,ı verdin.

bir dünya içinde sen donanı
kollarım ince beline sarılı
heyecansız günlerimde canı
damarlarımda akan kanı verdin.

seninle açtım yeni bir sayfa
kapanmasın diliyorum hep
kalalım ilelebet sarılı öyle
dursun zaman o gözlerinde.

girdapsın başımı döndüren
aylar sonra yüzümü güldüren
yediğim içtiğim ne varsa tad,
damağımda kalan ilk öpücük.

Yakup Icik

İç Sıkıntısı!

İç Sıkıntısı!

(Hoyrat Hoyrat *)

Felegin ters rüzgari esiyor hoyrat hoyrat
Dagilmiyor bulutlar, zifiri karanlik gün.
Ne günes gülüyor yüzüme, ne de ay vuruyor
Icimde bir gitmez hüzün kemiriyor, eritiyor!

Bugulu gözlerim dolu dolu, akmiyor
Nabzim her gününden daha fazla atiyor.
Su fani bedenimi ceksem de kederden
Icimde firtina, tayfun cökertmekte agir agir!

Gönlümü dinliyorum ara sira, izdirapta!
' Ey hasta gönlüm, yarali gönlüm, bicare gönlüm '
Bilsem ki bir arif dindirecek tek sözle
Insaf, vicdan yok felekte, güc sende gönlüm!

Kizil aksamlar düslüyorum gün batiminda
Pembe safaklar dogmuyor hayallerime bile
Ne zaman dogacaktir bahtima mor geceler?
Ve kederlerin dagildigini müjdeleyen saatler?

Yakup Icik

 
Söz:Yakup ICIK
Müzik / Seslendirenler:ilk iki dörtlük (Rap-Rep) Oguzhan Bekar - Tugay Kiraz - Abdullah Koray Icik

İcimdeki Seninle Ölmek

İcimdeki Seninle Ölmek

bir ' bilsen' ne denli zor ayriligin kollarinda
icimdeki seninle ölmek.

bir bilsen ah..güzelim
yillar boyu gözlerinden cektigim aciya dayanmak ve
sensizlige bin-bir umutla kucak acmak.

öyle zorki bir bilsen
sen geleceksin diye
varligini yanibasimda hep hissetmek.

bir bilsen can
öyle zorki seni beklemek;
gelirsin dedigin anlarim
gelmeyisin olur hep...

Yakup Icik

İcimdeki Ben Düzen / Siz

İcimdeki Ben Düzen / Siz

kriterlerim uyumsuz
bozbulanik renkler
domino taslari yerinden oynadi
kalbim baska beynim baska

gülmeye giderken agliyorum
psikoterapisizim, deliriyorum
yoldan yolaktan ciktim
gemsiz kosturuyorum

hayallerim bugulu-sisli
göz gözü görmüyor
dellendi icimdeki ben
bir vuruyor, bir duruyor

Yakup Icik

İcimde Her Şey Alt - Üst

İcimde Her Şey Alt-Üst

Dipsiz bir bosluk ufkunda,
Icinde bir ben,
Icsel güdülerimle,
Sismik cografya,
Psikoterapisiz,
Reankarnasyona ugramakta...

Mitolojik caglardan kalan,
Etnanin kizilliginda,
En cezbedici rengiyle icimde;
Dolanan bir ask var.

Oysa venüse benzer düsler;
Kurmak istiyorum,
Virtüel alemin,
Kreaktiv hayalleri bozbulanik.
Oksijen soludugumu zannediyorum hidrojeni...

Yakup Icik

İbrin

İbrin

içim sanki uçsuz-bucaksız fazfaz,
sana tahsih.
görebilsen ah hissedip,
sen varlığımı tamamlayan bir ayn!
yalnızca sen varsın,
hatırladığım o ilk gülüşünle.
çevremi saran silületinle ayaktayım.
görmediğim sırlar akislenirken
bakışlarınla iç dünyama güzellikler doluyor.
sen benim nur-i ayn,ımsın.
doluyorum seninle senden ben olup
kıymetler senin yanında bir hiç kalır
sen pembe düşlerimde, mor gecelerimde
sen, doyumsuz rüyalarıma gelen ibrin...

Yakup Icik

Issız Sokakların Ezgileri

Issız Sokakların Ezgileri

semavi kalintilarin dizleri dibinde
armonik sesler hüzünler salgiliyor
onca insandan gelip gecen bir kaci
sühu icinde askla, alkislar kemanciyi!

baska bir sokak,yüzyillar önce tarih
gitarla demleniyor romantizm hazla
zerkediyor sanatini bir genc özenle
dagliyor askin cendereli gönüllerini!

gecenin gec saatleri mutlu mu mutlu
latinlerin öksüz kalmis senfonileriyle.
bin dilde ezgiler,bir dilde anlam buluyor
ve akisleniyor ruhun saadeti gözlerden!

(2002 Hollanda ve Hamburg,Alm..)

Yakup Icik

Isı (Temperatuar)

Isı
(temperatuar)

Küresel isinma deklarasyonu
Konsantra motivasyona
Kriterler ataptasyon
Psikoterapisiz delirmeye!

Enflasyon depresyona
Izolasyon yasamaya
Sazli - sözlü ' sinanay,da yavrum sina - sinanay '
Atomik parcalanma!

Yakup Icik

Hüzün Yalnız Bırakmayan

Hüzün Yalnız Bırakmayan


Ne varsa yasadigim hayatimda
Her sey senden var olan güzelliklerdi.

Simdi bir kendim ve yoklugunla anilarin kucagindayim
Hüzün bir beni yalniz birakmayan.

Bir anlam yüklemeye calissamda hayatima
Dolmuyorsun sen yeniden icime.

Kederden öte bir seyler sarili her zerremde
Figanim sensiz ve sessiz issizlarda.
Beni duyan hislerim anlamsiz duygularimda.

{Buer/Almanya}

Yakup Icik

Hükmettin En İnce Kılcal Damarlarımdan Her Zerreme

Hükmettin En İnce Kılcal Damarlarımdan Her Zerreme

girdin en ince kılcal-damarlarımdan her zerreme
aklımı, fikrimi alt üst ettin, bakmadın gittin ardına
sabah, akşam sen varsın içimde günümü dolduran
seni süslüyorum hayallerimde en güzel çiçeklerle!

hükmettin, senden başka hiç bir emelim yok artık
kaygım, tasam sensin ardında yürüyen gölgenim
yürürüm yolunda, bin-bir umutla geleceksin de bana
dağılacak ruhumun tozu-dumani, yeşercek seninle!

etraf bayram havasında şen-şatrak dügün ve şenlik
içimi ezer sensiz bu dünya kahreder, yere serer.
sanki bana herkes el, boynu bükük, öksüz ve yetim
geçer günlerim sensiz yana yana, kanarımda sana!

Yakup Icik

Hiçsiz / Sevgisiz

Hiçsiz/Sevgisiz

sevgiyle bağlandık
bakındık
daldık
hiçsizliğimiz akislendi
benliğimizde kaldık.

kem söz etmedik
kırılmadık.
eksilmedi yüzümüzden
gülücük esirgemedik
sevgi dedik paylaşılan.
anlaşılmaz gönlümüzce
dolandık yine de gönülleri.

çiçeğin suya hasreti gibi
yandık
kavrulduk
toz-toprak olduk
rüzgarın önünde
savrulduk.

kanat gerildi sevgimize
sandık, sevildik
bulduk bin figandan bir acı
gözlerimizden fışkıran masum yakarış
ve şimdi bize
bütün sahte çiçeklerin renginde sunulu
matlara bulanmış artık sevimsizlik!

Yakup Icik

Hiç Kolay mı?

Hiç Kolay mı?

kolaysa unutmak,nasıl de bana
sileyim gönül defterimden seni
şen dene,beni at önce içinden
acı çekmedinse kolay unutmak!

aşkın dili hep' seni seviyorum'der
başka gözlere bakmak haram yar
olsa da mazi, sevmedik mı şimdi?
birlikteliğimizi unutmak kolay mi?

burnumuzda tütecek her bir anımız
yanacağız için için kış ortasında bile
sönmeyecek alevler yazyağmurlarında
anacağız biz bizi hep ayrı kalsak ta!

Yakup Icik

Hergün O Gözler, Ne Olur Bana Baksa

Hergün O Gözler, Ne Olur Bana Baksa

can, ciğer, şeker pare ne tatlı sözler
daha tatlı beni yakan o candan gözler
içimde aşk ateşi, kulağımda sırlı sözler
afet gibi, tufan gibi bana bakan gözler!

çekmezsin çile gel, hele bir göz-göze
içinde dügün, şenlik bayram havası
diz koyarsın secdeye dua etmeye
'hergün o gözler ne olur bana baksa'

tarif edemem o gözleri geçse ömrüm
ağlamak, sürünmek bin-bir ömre değer
esiri olur, azatlığı istemezsin asla
gönülden çekersin derdi, gamı şevkle!
(1995)

Yakup Icik

Her Zerremde Kasırgalar - Tayfunlar

Her Zerremde Kasırgalar - Tayfunlar

bir iz bırakıp gittin kalbimde onarılmaz yara
bir kalemde sildin geçmişi bam-başka yara
kırılırsın diye resmini çerçeveye koymazken
darmadağın ettin benliğimi toplanmaz daha.

ümitlerim sararıp solgun, içimdeki bahar güz
kurudu dallarım döküldü aşk yapraklar bir bir
sızıyor ızdıraplar her yanımdan damla damla
kasırgalar, tayfunlar her zerremde çepe-çevre.

Yakup Icik

Her Zaman Bütün Renklerde Sen Açıyorsun Çevremde

Her Zaman Bütün Renklerde Sen Açıyorsun Cevremde

Sen yanimdayken bütün renklerin güzelliklerini yasiyorum doyarak
Zamanin durmasini isterdim lakin; öyle olmayacagini biliyorum
Sonsuza dek oyalanmak isterdim ama, olmayacagini da biliyorum
Cünkü; böyle hayal kurmak o kadar güzel ki, gözlerine dalarak
Her zaman beni kollarında tut sikica, güvende hissediyorum..

Yine evhamli dünyamin fiskiyeli havuzunda yüzerken,
Romantik hayallerin saganagina kapildim sensizliginde..

Siz seven sevgililer sallamayın, deprem bana her şeyi getiriyor.
Bu bir rüya mı? degilse çok harika cünkü; gerçek olamaz!
'Seni seviyorum' u haykirmak isterdim, hic olmadin yanimda!

Yakup Icik

Her Şey Bildiğiniz Gibi Hiç Değil!

Her Şey Bildiğiniz Gibi Hiç Değil!

Satirik bir ruh haliyle başlarken yazmaya
Acıtıyor elim olaylar aklıma geldikçe içimi
Ruhum bir bukelamun gibi yanar - döner!
Drama dönüyor satır aralarında hüzünler
Kimi nakaratlar aynı gibi çağrışım yapsa da
İçeriğini bana sorun; günüm gün değil
Ve aklıma yine arabesk mırıltılar geliyor
Dilimden dökülüyor nihavent makamında
Udi bir hüzün yankılanıyor uçsuz boşluklarında içimin
Her şey kürdili hicazkar gibi değil şimdi dünyamda
Kelebek kanatlarını çırpışı gibi büyülü; hiç değil
Daha aklımda kalanları sorma; bir yanımda depremler
Diğer yanımda kor, yanan bir volkan gibi erimekte
Her şeye rağmen mutlu bir şiir yazmak vardı içimde
Gel gör ki lakin; aklımı kemiren düşünceler
Geçit vermedi ağlarken birileri, gamsız gülmelere
Bir tek ben bedbah bir haldeyim, kimbilir başkaları nice
Of..dertler of..
Yine düşünürken bir günüm daha mazi oldu
Hadi kalk gidelim be yalnızlığım uzaklara
...
Bak sen yine şu gözlerime,
Taştı, yanaklarımından süzülüp, gamzelerimden.

Yakup Icik

Her Şey Her Şey İçinde!

Her Şey Her Şey İçinde!

tutuldu dilim namertlere, alcaklara
cikan yok arka, yalniz bir basima
süzüyorum gelen yolu ve ötesini
görmedigim her sey, her seyin icinde!

yüklenmis madde dolu dizgin ruha
gemlenmis atlara kirbac seslerini
duyuyorum arsa yükseliyor nice failler
görmedigim her sey, her seyin icinde!

onca yolu bosa mi geldik ne bu alemde
söze etmeye ne gerek herkes alemede
birlik sarkisi som agizli cigirtkanlardan
görmedigim her sey, her seyin icinde!

kirk yildir dinledigim bu klise senfoni
hala calmakta nakarati milleti uyutmakta
beyaz siyah kimilerince, siyah da beyaz
görmedigim her sey, her seyin icinde!

güven vermiyor seref/siz! yürek/sizler
iki yüzlülükler bitti, dönüm dört yüz
assagisi sakal yukarisi biyik be icik
görmedigim her sey, her seyin icinde!

Yakup Icik

Her an Kabus Oluyor Yokluğun

Her an Kabus Oluyor Yokluğun

Sen gideli günüm gününü tutmuyor
Bazen dalgın bir mecmun misali
Bazen de boynu bükük bir sevgili;
Ama içinde senli düşler günler boyu.

Kimi zaman gülüşlerini asıyorum karşıma
Kimi vakit te hüzünlere sarılı halimi
Lakin; yokluğun bir kabus oluyor bana
Geçiyor günlerim sensiz, hiçsizliğimle.

Yeniden bir hayal kuruyorum içinde senli
Alıştırmaya çalışsam da yokluğuna kendimi
Çareler imkansızlıklar girdabında dönüyor
Bırakıyorum bütün yaşanmışlıkları her yana!

Yakup Icik

Hayat - ( 0-1-2)

Hayat- 00

(Dertlenis)

ne umduk ta, ne verdi hayat bize
ah..şu ağaran saçlarımıza mı yanalım
yaşıyor oldugumuz günlere mi kanalım?

çok şey değildi oysa; istediğimiz hayattan
bir gülücüğünü bile konduramadığımız yanağımızdan
hüzünler döküldü acıyla, sevgi dolu gamzelerimize...

artık yıkıldı neşemizin bentleri, salındık dertlere
de ki; ' bırak kullar yaşasın gamsız ve kedersiz '
ve at bizi sevgiyle keyif(d) eşen cendereler içine!

Yakup Icik

Hayat -01

(dertleniş)

dört bir yana dağılmış anıları toplarken
geç(i) verdi yaşanmaya amade bir hayat

sükut dizginledi göge eren figanımızı
bağı çözüldü dizlerimizin, geçti hayat!

dileğimizdi oysa; daha aşk ile meşk
zaman geçti ağarttı saçlarımızı hayat!

sam yeli eserken lodosa yakalandık
tadın en güzeliyle zehirledi bu hayat!

postun üstünde dost aradık, domuzu
anladık derken her şeyi geçiverdi hayat!

timsah göz-yaşları dökerken, umutlandık!
gerçekleri yok sayıp aldatıldık, ah hayat!

Yakup Icik

Hayat -02


(dertleniş)

bu tatlı rüya alemi içinde dolaşırken
bir çimdik hazzında bulduk kendimizi hayat!
/
diz üstü secde ettikse de ömür boyu
verdiğin buruk bir gülücük, o da anılarımızda kaldı hayat!
/
ne günler oldu özlenmeye ramak varken
feleğin en amansız kollarından geçiverdi hayat!
/
tığ deli-kanlı çağımız çoktan soldu
yaz gününü yaşayalım derken, güzü yaşadık hayat!
/
karşı gelen kışın kollarında
baharı karşılarken, ömrümüz kuzey kutuplarına döndü hayat!

Yakup Icik

Hassasiyetler ve Dengeler

Hassasiyetler ve Dengeler!

simdi bir siir yazmak gibi
son bir nedenden bahsetmiyorum
daha bir cok yararli seyler adamak zamani dururken
neden süphe artisi boyuna?

eski catismalarin zuhur ettigi anlarda
beklenmedik hassasiyetleri yeniden yasiyoruz;

gürültülü bu biraz ama metanet topla
obsesyon düsüncelerden uzak
kreaktiv duygular edin insanlik adina insanca
ve bir dünya ekle mutluca icine yine de sen
bir daha sönmeyecek ve sadece yanan isiklarla donatilmis
bütün ciceklerin renginden olmali isiklarin yüzlere akseden rengi
tebessümler kahakahalar acilarla karismali!
...
böyle bir sey arapsaci üzerinden karmakarisik gözükür
kimsenin ihtiyacı olan yokluga gömmek cirkinlikleri
güzel olurdu;
bireysel olarak konsantra yeterlidir kurulacak mutluca dünyaya
hadi bir okus-pokusla yok et becerebildigin bütün kötülükleri ve sor;

' bunun yaraları iyilesene dek bana kim yardımcı olur? '(*)

Yakup Icik


(*) "yasam daima güzellikler sunar, bu güzellikler meziyetlere dönüsür lakin, menfaatler tüm güzellikleri yok eder." (yakup icik)

Hanımağa

Hanımağa

hanımağa, limburg,da tanıdığım bir güzeldi
yaşadığı yerde çobanyıldızı, sirrus bulut tenli,
tanıdığım kadınlara benzemez, kadife sesliydi.

bir yürüyüşü vardı meltemlerden yaratırdı rüzgarı
başlar döner mıhlanırdı hayran hayran uzanarak
kaybolunca gözlerden yüzlerde burukluk belirirdi

bir gülümsemesi vardı şekerden,baldan tatlı mı tatlı
farketmezsin tenini atlas gibi, ipek gibi, rengi ay gibi
ne zaman düşse aklıma ah..keyfim taşar bendimden

o iri gözlerin bakışları büyülü ve sihirli bin can katardı
kime baksa yakar, yandırır, kendine hayran baktırıdı
aşık olup sevene, yaşama sevinci veren bir kadındı!


(05.01.2005 Limburg-Almn.)

Yakup Icik

Halesi Ay Kahve - rengi Gözler

Halesi Ay Kahve - rengi Gözler

(Ballade-Balad)

halesi ay kahve-rengi gözler,
rengini venüsten almış gümüş!
yıldızlar gıpta eder yanar-söner,
kimi kayar aşkla, kimi vals eder
yer-yüzü çiçeklerle donatılmış,
dağ-taş- renklerinde u/mutlu
coskun hayat verir aşk ile
aktığı gözlerde sevgi demlenir
bütün renklerde mutluluk coşar,
akar tatlı mı tatlı s e v i n ç!

güzeli görenler yaşıyor hayatını
sanki bir daha hiç ölmeyecek gibi
göz - yaşı bile mutluluğun renginde
damla-damla düşüyor çayira-çimene
kalbin sarayında kırk gün, kırk gece
dügünler, şenlikler kurulu otagında
sarar bedenleri çepe-çevre şevk,
çoğalır heyecan hazla atar/damar
yaşanmaya amade tutkulu aşklar
icinde güzelliklerden dizili dünya!

rüya değil, bu bir serap değil,
bir gercek yaşanan sevilenle
daha da iyisi kederli bir ruh
doyumsuz sefalar yurdunda
mat rengi yollar artık düz ve net,
beklenmeyecek tunçtan heykel gibi
eller ellerde ve gözler gözlerde,
dizler dibinde güftelerden besteler
yapılıp, adına şarkılar söylenecek!

Yakup Icik

Hafıza Benim hafıza zamanla kaybolur, sizinki de öyledir! Gerçekten bir şeyleri hatırlamak bu kadar mı uzak? Eğer hala sevildiğinizi biliyorsanız, Hatırlamaya calışın ve soluklanın oldugunuz yerde Ve de şaşırtmasın sizi gurur, ya da her hangi bir takıntı. Ama şimdi sadece bir çukura düşmüş gibi olmayın! Burada beni sen yapmamışlar nedense Şimdi sadece sen olabilirsin nefret Neden bilmiyorum, bilmiyorum neden? ! Aşık ya da aptal da olduk bazen, hafıza gittiğinde Her şeyin eskisi gibi olduğunu varsayarak Hiç bir şey olmamış gibi davranarak düsünelim bir de Ben tam olarak hissediyorum olmuşları ve olacakları, Sona geliyor ama, duygularım hala yayınlanıyor.. Gelin, aşkı durdurmak için izin alalım kendimizden Zaman akıyor felegin meşkatli kollarında su gibi Eğer buna akıl selahiyetinizin yok olduğu kanısı ağır basıyorsa Hiç yorulmayın lütfen.. Şuurum açıkken son bir cümle ile Güle-güle... ...Bölüm 1 Yakup Icik

Hafıza

Benim hafıza zamanla kaybolur, sizinki de öyledir!
Gerçekten bir şeyleri hatırlamak bu kadar mı uzak?
Eğer hala sevildiğinizi biliyorsanız,
Hatırlamaya calışın ve soluklanın oldugunuz yerde
Ve de şaşırtmasın sizi gurur, ya da her hangi bir takıntı.
Ama şimdi sadece bir çukura düşmüş gibi olmayın!
Burada beni sen yapmamışlar nedense
Şimdi sadece sen olabilirsin nefret
Neden bilmiyorum, bilmiyorum neden? !
Aşık ya da aptal da olduk bazen, hafıza gittiğinde
Her şeyin eskisi gibi olduğunu varsayarak
Hiç bir şey olmamış gibi davranarak düsünelim bir de
Ben tam olarak hissediyorum olmuşları ve olacakları,
Sona geliyor ama, duygularım hala yayınlanıyor..
Gelin, aşkı durdurmak için izin alalım kendimizden
Zaman akıyor felegin meşkatli kollarında su gibi
Eğer buna akıl selahiyetinizin yok olduğu kanısı ağır basıyorsa
Hiç yorulmayın lütfen..
Şuurum açıkken son bir cümle ile

Güle-güle...

...Bölüm 1

Yakup Icik

Hacer Ormanı

Hacer Ormanı

Seni görünce icime doluyor huzur,
Dünyada görmedigim güzellik budur
Askindan körkütük sarhos oldum
Döndürüyorsun basimi hacer ormanı! (*1)

Göge erdin caminla, ardicinla
Cok gururlusun hacer ormani
Ben sana geldim yüz vurup
Havani koklayip suyun icmeye!

Aladaglarin kralisin sen, sahi
Ormanlarin yemyesil padisahi
Renklerinde gülüyor ciceklerin
Büyülüyorsun doganla hacer ormani!

Ceylanlarin ürkek, pek cok narin
Patikalarin hic gecilmez yarin
Bu tat, bu haz hic kimsede yok!
Güzellikler hic kalir yaninda hacer ormani!

Seni gören sihirinle efsunlaniyor
Dagiliyor gam, keder nice dertler
Dagina tasina yüz sürmek ne güzel
İcimde senlikler dügünler hacer ormani!

Kesfedilmemisligin en güzel örnegi
Dönbereden(**2) dönüyorlar sana geri
Sariyor sarmaliyorsun sarmasik gibi
İc aciyorsun manzaranla hacer ormani!

Ay salmis gümüs rengini saclarina
Ne de özenmis yaradan yesil saclarina
Kanat cirpan kuslar senlendiriyor
Senin ufkunda ucmak hos hacer ormani!

Gidersem senden kime kalacaksin
Bana saldigin asktan salacakmisin
Kacacakmisin hayallerimden bilmem ki
Seninle varligim şenlik hacer ormani!

Yakup Icik


(*1) Hacer Ormanı,Kayseri'nin Yahyali ilçesine yaklasik 80 km uzaklikta olup, 18 bin ha alani kapsamaktadir OrtaToroslar üzerinde bulunan Demirkazik daginıi güney ve doguya uzanan kollari üzerinde yer alan bu orman, Zamanti irmagi istikametine uzanan 600-2000 m rakimlarinda sürekli kar mintikası halindedir. Yedi göller adı ile bilinen mevkide irili ufaklı yedi adet göl bulunmaktadir...


(**2) Dönbere; Aladaglarin eteklerinde yayla ismi.

Haber Göndermişsin

Haber Göndermişsin

Dogum günümde siir yaz diye,
Haber göndermissin canim.
Keyiflendim,heyecandan öldüm
Hangi güzelliklerden yazayim sana?

Bir aksam yasadik,yil gibi.
Bir sevinc yasadik,yok gibi.
Siirler yazdik asktan ikimize
Ne yazsam sana güzelim baska?

Bir sato icine koyayim seni
Kral,in ben,sen kralice gibi;
Hükmet hanlara,saraylara
Ve gecelerin sevgilisi cobanyildizina!

Yakup Icik

Güzellikler İlahesi

Güzellikler Ilahesi

(1)
her sabah ayni saat, kaldirimdan
selvi boylu bir güzel gecer gider
bütün gözler ona salinir hayran hayran
dona kalirim 'ne güzel yaratmis yaradan'

köseyi döndügü an gülen yüzler donar
bet beniz matlasir el alemde
sevincler kursakta kalir kederlenir
icli icli 'off'cekisler yankilanir ardindan!

Yakup Icik

Güz / Vals ve Hüzün

Güz/Vals ve Hüzün

altından rengi yapraklar
elveda şarkısıyla vals ederken hazanda
aşkın hazzı ile daha da koyulaşır
ayrılıklarda çekilen sevdalar acı acı.

gözler gönüllerle süzülür hüzünlerden
zerkolan duygularla karşılıklı
ağıtlar alırken yerini
sanki bütün sevdalara duyarlı ağaçlar renk cümbüşü
efkarla boğulur kalpler,
nice alemlerdeki sevdalar susar öylece boynu bükük
ve yer-gök renginde hırkasını atmış üstüne,
alabildiğine sarılardan güfteler hüzün senfonisiyle
amansız şarkılar söylenir içli içli,
meltemsiz rüzgarlar yazarken bir bir notaları...

Yakup Icik

Güz Yapraklarında Hüznün Faslı Renk Cümbüşü

Güz Yapraklarında Hüznün Faslı Renk Cümbüşü

Hayatın bir akış olduğunu hangi biz birbirimize serpiştirdik?
Yaradan tarafından Yaradan kalbimizde çiçek çiçek;
Sonunda bir rüya gibi geliyor yaşam, rüyada kayboluyoruz!
Hayata göre geçmiş bir şamandıra şimdi ki bakışla..
Biz sadece yaşananlardan memnuniyetimizi sunuyoruz.
Umut ile 'nefes alıp verme güzelligi' nin farkındalıgında
Neşe ile 'aşk ve sevgi arasında hep yaşama arzusu..

Açan yaprakların gül dağılımı, onların genişleyen kapsamı,
Onların istihdamı uzak, bilmeden kavrayamadıklarımıza
Biz bilmeliyiz ögrenip göremediklerimizi kopmadan, asla!
Ve her güz figan olur icimde düşüşen yapraklara hüznüm
Onları uzaktan izlerken temizleyicilerinin ne düşündügü,
'Her biri gitti, artik iş bitti' faslından başka ne değildir?
Sonsuz yolların ötesinde renginde aglayan yapraklar
Yalnız kaldınız, aglamaktan başka bir şey yapamadım
Bu benim yaşım acele üzerinde iken size hüzünlendi biliniz!
Kokunuzu bir daha ki yaşamlara dek içimde hissedecegim.

Yakup Icik

Güneşmisin Ay,mı?

Güneşmisin Ay,mı?

Kimsin sen, kaslarin yay gibi, kipriklerin ok.
Gülüslerin bayram havasi yaratiyor icimde.
Seninle filizlenen bahardan ipince sarmasik,
Sariliyor sariliyor kilcaldamarlarimdan gönlüme!

Bu ne güzellik söyle dertsiz, gamsiz,vicdansiz.
Yakiyor kavuruyor icimi tatli bakislarin.
Esrar,eroin,morfin, alkol almama gerek yok.
Körkütük oluyorum, uyusuyorum bakinca sana!

Baska bir yolumda yok ki geceyim görmeden seni.
Ilahi bir keyif sariyor varligini bilmemden beri.
Can gögsüme dayaniyor görünce seni,heyecandan,
Allak-bullak aklim senden baska her sey bos gibi!

Görünmez bir güc beni sana bagliyor kördügümle.
Hayallerimin gercegisin sen,gercekte bilmece
Senden baska soru yok aklimda fikrimde inan.
Soruyorum her gün her gece,bu ne güzellik diye!

Yakup Icik

Gün, Gün Yokluğunun Kalabalığı İçimde

Gün, Gün Yokluğunun Kalabalığı İçimde

Seni sana anlatma isteğim
İçimde bir dağ gibi yığılı
Bütün sıkıntılarımın ardında sen varsın
Gün gün yokluğunun kalabalığı içimde çoğalıyor
Seni bir an düşünememek büyük ızdırap
Anlamasanda varlığındaki yokluğumu
Ben seni anlıyor bekliyorum sükutla
' bir gün geleceğin ' hayallerimi süslüyor
Bütün kederlerim senden motive
Kızıl akşamları gruba bakıp içli içli
Senin için ağlıyor olmak tatlı bir haz bana
Birgün daha geceye dönüyor bak sensiz
Kaç gün saydım ' sensizlik ' koyuyor bana
Bir ışık göster parlasın sana akan bu gözler
Ruhumu en amansız sevinçlerle doldur
Silinsin geçmişim gelsen ah.. ne olur
Dinsin içimdeki tayfunlar,
Depremler ve kasırgalar
Ansızın çıkıp bir geliversen ah...

Yakup Icik

Gümüş Rengini Almış Tozdan

Gümüş Rengini Almış Tozdan

gümüş rengini almış kitaplığımdaki eski defterlerim tozdan
o senin resmin durur, gül rengini kaybetmemiş al yangında.
korkarım her an yırtılır diye, neyim kaldı ki bundan başka
saklarım kalbimdeki yerini,bir de senden kalan hatıra resmi!
ve ağıtlarım bütün çiçeklerin renginde,sensizliğe akar sevgili...
 
Yakup Icik

Gülüşlerim Kayboluyor Senin Haricinde

Gülüşlerim Kayboluyor Senin Haricinde

Sen bir sızı oldun ilk görüp düştügün içimde
Sen sılanda, ben gurbetime iki ayrı sevgili.


Zaman alevlendirirken sana olan aşkımı
Ve cayır cayır yanışımı görüp bilmiyordun
Hele ara uzadıkça, amansız hasretleri sorma
Sensiz geçen günlerimde neşeli olsam da
Kimi gülüşlü günlerim kayboluyor senin haricinde.
 
Yakup Icik

Güle / Güle

Güle/Güle; (

'Allah'ın izni olmaksızın hiçbir nefis için ölmek yoktur.
O, süresi belirtilmiş bir yazıdır...' (Al-i İmran Suresi,145)


Simdi göklerde kayip giden yildizsin sen
Kalblerde kurulan en güzel konaksin sen
Erinin ömür boyu buldugu meleksin sen
(*1) Isik renk ve güzelliksin dolduran gönülleri!


Kadinligin zerafeti iyiligi yüceligi hep sende
Ve yavrun(süeda) ile yükseldin yedi kat göge
Seni anlatmak icin sair ressam aciz kalir
(*2) En yüksek vasiflar muhtesem kelimeler.


O güzel yüzünle zapt eyledin gözleri
O güzel dilinle hayran biraktin gönülleri
O güzel halinle taht kurdun kalplerde
Sen yasayan güzelliksin doldurdugun gönüllerde!
 
Yakup Icik


21.03.2008 tarihi Magdeburg - Berlin (Almanya) Otoyolunda zincirleme kazada hayatinin baharinda bir ANNE (23 yasinda / Tuba Elma * 1) ve biricik Melek Kizi (2 yasinda / Süeda Elma * 2) ile Hakkin Rahmetine kavustu!

Gül Renginde Ağıt

Gül Renginde Ağıt

Cocuktum, bir arkadasim vardi.
Oynarken birileri alip gittiler arkadasimi.
Anlam verememistim
Bende peslerine takildim cocuk cocuk.
Vardim ki ne göreyim, el-alem ve bir cenaze.
Hüzünlü yüzler, yasli gözler ugurluyordu ANA,cigini...

Arkadasim sordu ürkek ve titrek,
Kimbilir ne duygularla, hisleri nasildi?
Dudaklarindan dökülen
'ANNE'
oldu...
O an herkes bu sözlere, caresizlige; umutsuzluga,
cocuga gül renginde agliyordu...

Sormayin gitsin; ilk gözyasimdi annem olmayan ANNE,ye...
Kim silecekti; agitlari dindirecek hüznün kollarinda teselli kim verecekti?
Hic unutamam bu olay icimi paraladi.
Her ANNE,yi her bir kadini unutmam mümkün mü?
 
Yakup Icik

Gözlerinin Yaşı İdim

Gözlerinin Yaşı İdim...


Ben senin bir zamanlar sevgilindim, birtanendim
O cobanyildizi gözlerinin yasi idim,
Göz pinarlarinda yüzüne akardim
...
Ama zaman degisti, beni kuruttu
Felek beni unutturdu, artik bir mazi oldum
Simdi sana asla bir daha, yakin olamiyacagim sevgili...
 
Yakup Icik

Gözlerinden Zerk Ettiğin Aşkınla Dolaşıyorum!

Gözlerinden Zerk Ettiğin Aşkınla Dolaşıyorum!

Nasıl da girdin incitmeden bakışlarınla kalbime
Nakış nakış her zerremde varlığın dolaşır durur.
Günlük güneşlik günlerim şimdi zifiri - karanlık
Zerk - ettiğin aşkınla yana - yana dolaşıyorum!


Ne etsem faydasız, çıkmaz avazım dertlerin figani
Ettiğim umutlar boş, hüzünlü biçaresiz yaşatır beni
Öyle anlatılmaz bir şeysin ki, yaram derin kapanmaz
Uçsuz bucaksız boşluklarda yürüyorum, dala - dala!


Kurudu dalım sensiz, yanıyorum bir çıra gibi alev alev
İçmeden her gün sarhoşum, nasılsa halim kör - kütük? !
Meltem rüzgarları esiyor yüzüme lakin; bana vuran poyraz
Yokluğun içimdeki kutuplardaki buzlar gibi keskin soğuk!
 
Yakup Icik

Gözlerin Bir Atom

Gözlerin Bir Atom

icim hala Hirosima / unutamam yillar gecsede
ettiklerine tanik cok / bir bakisinla icime attigin atoma...

bazen gecerim kendimden / organlarim agir hasarli
benzer bir gülücük seninkine / bir an gelirim ben kendime...

hayallerim yogun bakimda / rüyalarim Nagazakideki bulut
tahris olmus bütün duygularim / hissetmiyorum sensiz hic bir seyi...
(08.08.08) 08,08
 
Yakup Icik

Gözlerime Çöreklenir Bütün Bulutlar

Gözlerime Çöreklenir Bütün Bulutlar

* senden salınan bir koku benden yana yayılır
rahata ve huzura ererim derinden iç çekerek.
istemem eğer rüya ise bu,hiç bitmesin sürsün
sanki erenlerin yolu yolun, aşkın ilahi güzelliği!

altından tepsi, gümüşten tasla sunuduğun lezzet
ömrümde hiç içmediğim bal akan ırmağın suyu!
ne yersem, ne içsem seninle tadına varıyorum
peri, melek, huri, her güzel sıfatı sende görüyorum!

ne zaman görsem seni, gülüsünle huşü bulurum
ayrılık vakti sarılır korkularım, t i r - t i r titrerim
yürüyemem yaralı ceylan gibi, saf saf bakarım
gözlerime çöreklenir bütün bulutlarda, ağlarım!
 
Yakup Icik

Gözlerime Bak, Hissettiklerin Kadarım

Gözlerime Bak, Hissettiklerin Kadarım

Bütün içtenliğimle en iyi dileklerle akislensem de
Zaman gösterecektir iyi niyetliliğimi en sonunda
Madde ile dolu bir alemin ufkunda, riyakarlık taht kurmuş
Sana 'seni çok seviyorum' diyorum her zaman ama,
Sen 'çok' u sil, samimiyetsizliğim gün yüzüne çıkmadan önce
Kaygan bir zeminde felekle dans etmek zor iş bu zamanda
Her zaman 'a' şıkkı olarak bendesin tutkun kadar
Lakin; 'b' şıkkında nice sevdiklerimi de unutmamak lazım
Bir fert olarak içimde güzelliklerden sevgim çoğalıyor
Tek başıma hiç bir anlam ifade etmeyeceğimin bilincindeyim
Sana aşkın iki kişilik olduğunu söylerlerse hiç inanma
Sonu gelmez ihanetlerin kollarında, nice yalanlara sığınıldı, bunu bil
Ve benim gözlerime bak, hissettiklerin kadarım...
 
Yakup Icik

Gözler ve Sözleri

Gözler ve Sözleri

öyle güzel gözleri var ki sormayin!
o bakisi var ya, senlendirir insani
gizli akisi büyülü, sihirle kalbe inisi
sarar, sarmalar bedenini yürekten!

cözmem imkansiz onda ki sihiri
aklim basimdan gider, labirent gibi!
sormayin ismini asla diyemem
abi biliyor beni yillardan beri!

öl dese inan hemen yolunda ölürüm
sanki gölgesiyim, her an onda gözüm
bir güc ki ceker beni yanina nazli nazli
her gün icimdeki sevgi artiyor inan ki.

nasil anlatayim onu daha bilmem ki
canima can katan nehir gibi akiyor
hergün öldürüp, bir bakinca diriltiyor
yanimdan gecerken öpesim geliyor!

dört dilim mevsimler o bir bahar
aciyor cicek cicek gözlerinde renk
cenneti düslemek böyleyse eger
oluyor insan onunla mutlu ve sen!

kiskanir oldum beyinden, giyiminden
nazi var, tatli sözleri hep nakaratli
biliyor benim de sevdigimi demiyor!
bir his ki anlatilmaz, kendimden gecirtiyor!
(1999)
 
Yakup Icik

Görmeden İstanbul,a

Görmeden Istanbula

Istanbul bogazda
Gemi gecer
El sallarim
Beni görmeyen yüzlere
Bir siren sesi
Aci aci
Icimi ezer.

Martilar umursamaz beni
Agitlarima sarkilariyla öter.

Istanbul bogazda
Gezerim gece
Yalnizligim
Yakamozlari süzer
Akislenir rüzgarla
Hayallerim bosluga.

Bir duyan var
Gamli kederli
O da benim, beni..

Istanbul bogazda
Uyanir, bulurum sis
Ne acimasiz
Gül yüzünü göstermeyen!

Vefa, dost
Veremedim sana
Kusura kalma ISTANBUL...

Yakup Icik

Gök / Gözlerin

Gök/Gözlerin

rengini almış gözler gökten,albeni
nevresiminden sıyrılmış gök mavi
kırıyor güneş ışığını billur tasından
kristal renkler akisleniyor ruhuma!

ne yere sığdı,ne de göğe sevincim
sanki ezelden deli-divane aşığım
tepemden dağıldı sürü sürü bulutlar
mavinin aşkına bak,parliyor venüs!

Yakup Icik

Giderken Bıraktığın İz Kaldı, Dudaklarının

Giderken Bıraktığın İz Kaldı, Dudaklarının

giderken bıraktığın iz kaldı, dudaklarının
pembeleşen yüzünün gülücügü aklımda
teninin yumuşaklığı kadifeden, ipekten
meltem rüzgarlarını yaratan nefesin!

ne zaman yalnız kalsam aklımdasın
sanki bir ayet gibi adın dudağımda
şiirlerimin ilham veren tek meyvesi
kalbimin al gülü, sultanı, kraliçesi!

yokluğun olsa da keskin bir zehir
hayallerime gelişin sanki bir şifa
avuturum kendimi sende bula bula
böyle geçecek her günüm sensiz!

hayat verdin kırk yılıma bir gün de
okyanuslu, venüslü heyecan dolu
düşlerken seninle bir ömür boyu
en sonunda çöllerde serabı verdin!


2005-Trier/Almanya)

Yakup Icik

Geri Gelmez Günlere

Geri Gelmez Günlere

sana varmaya cirpinmaktayim sevgili
dört bir yanimda esen suursuz rüzgar
icimde eser ruhum anlamsiz kaygilarda

tükenmekteyim, acimasiz firtinalar savurmakta
kumtaneleri gibi issiz sicak ve serapli cöllere.

senli anilardan kalmis mutluluklar akislenir hayallerimde
hüzünler dalga dalga cirpinir ruhumun kiyilarinda
aglarim caresiz kalmisligima, geri gelmez günlere...

Yakup Icik

Gerçekleşmesi Zamana Bağlı İsteklerin Silületi

Gerçekleşmesi Zamana Bağlı İsteklerin Silületi

düşler kıvrımında alırken yolumu
mavi bir günün ertesi, kızıllığını nakşeden
renk cümbüşü bir akşamın ardından
sevgilimle el-eleyken, o gece benim oldu.
senkron bir rüya peydahlanan
hayallerimde daima var olan lakin;
asla gerçekleşmeyeceğini bildiğim,
içinde umutlu ve mutlu bir ibrin
egomun sızısı ütopya ironisi, gerçek oldu!

Yakup Icik

Gerçek Düş Venüs

Gerçek Düş Venüs (*)

her akşamın maviliğinden çıkıp gelen düş,
aşık oldum bilir mi ki, gümüş rengi tenine
gece peşinden ilerlerlerken, bu sevilenin
kaç sevenin asılı kalır bakışları, ardindan.

gece giyinir elbisesini akislenir yıldız yıldız
kamaşır alemler zühre parlaklığına imrenir
kimi kayar büyülü ahenkle,vals başlar gökte
çobabyıldızına nisbet bütün evrenin kalbinde!

sonra bir çift aşık elele izler deniz kenarında
ne düşünür seven ve sevilen dalgın bir hal alır
aşkına bir öpücük kondurur yavaş ama tutkulu
arzular kamçılarla şahlanır gecenin en diplerine.

bölüm 2

Yakup Icik


(*) Lucifer, Afrodit, Venüs, Zühre, Çoban Yıldızı, Çolpan, Akşam Yıldızı, Sabah Yıldızı, Tan Yıldızı... 


Güneş Sistemi'nde Venüs'ün özel yeri vardır Bazı özellikleri, Venüs'ü eşsiz kılmaktadır: Venüs kendine ait fizistrospedi parçalama özelliğine ve trospinakolitan perazmına sahiptir Dünyaya yörüngesi itibariyle ortalama mesafe olarak en yakın gezegendir. Yer'den gözlendiğinde en parlak gezegendir. Yüzey sıcaklığı en yüksek gezegendir. Yer benzeri gezegenler arasında en yoğun atmosfere sahip olanıdır. En çok uzay aracı gönderilen ve üzerinde en çok sayıda insan yapımı araç bulunan gezegendir. Ekseni etrafında ters döner. Örneğin; Ay Dünya(Yer) etrafında dönerken kendi etrafında Venüs gibi ters, lâkin yavaş dönerek hep aynı yüzünü gösterir.

'Venus aski icin yaratildi bu evren! '

Gem Vurur Ansızın Kalbe Ağrı

Gem Vurur Ansızın Kalbe Ağrı

eğer,
ansızın gelen bir ağrı ile kalbinize uymazsanız,
gereksiz heyecana sebep verirsiniz.
umutsuzluk etmeyin!
aşina,
ancak; eski biridir o ağrı,
çok zora almayın siz!

aşk şarkıları güzel olur
film ve romanlarda bilmelisiniz
ama kim olduğuna,
yaşam deneyimleri nasıldır ona bakın.
süphelenmek için
erkenden telaşa meyil vermeyin yine de
tedbirsiz de kalmayın,
çok kısa metrajlı bir mesafe için
kaderin en derinlerine inin
mesafe alacağınız yola bakmalı öncelikle
aşkın dikenli yollarında
acılar serilidir dört bir yanda
ağrı her kalbin tadacağı
bir histir yaşam süresince
birden dinebilir ağrılar
ve uyanık olun yeni bir ağrıya.

kimbilir bu ağrı,
ansızın yeni bir aşkla gelir,
ve cekersiniz yine hep aynı acıyı
gereksiz telaşeler girdabında amansız dönersiniz
bu yüzden her an ve her hesabı,
en ince detayları ile baştan yapmalısınız.

Yakup Icik

Gelmezliğin Sanki İçimde Saplı Bir Hançer

Gelmezliğin Sanki İçimde Saplı Bir Hançer

Bekledim yıllarca yolunda bir heykel gibi
Nice umutlar aslı kaldı senli duygularımda.
Hayallerimin uğrağı bir tek sen oldun bana
Gelmezliğin sanki içimde saplı hançer gibi!

Kutuplardaki buzlar gibi tenim sıcaklarda
Bıkmadan seni beklemekten günlerce, yana-yana..
Söndürürsün sandım aşkının ateşini gelipte
Senden başka bir güzeli göremez oldum!

Şimdi ağır yaralı, halim koma, hastayım
Sayıkladığım bir tek senin o canan adın.
Mabedim geleceğin yollarındaki silületin
Yakarışlarım arsa erdi karşında, duymadın!

Yalan da değil heyecanla karışık bir sevinç
Senden yana duygularım dolup - dolup taşıyor
Ah bir görsem, sevinçlerim hıçkırıkla karışık
Hayallerine doyamıyorum, gözlerim buğulu!

Yakup Icik

29 Temmuz 2011 Cuma

Gelmeyişin

Gelmeyisin

Sensiz bebegim, hangi gecelerin,
Bana acimasizligini diyeyim.

Bazen,bir rüya gösterdi bozbulanik
Icinde senden.
Bazende,umutsuz hayallere saldi
Sensiz aklimi.

Gelirsin diye,düsündügüm anlarim oldu
Gelmeyisin hep!

Yakup Icik

Geleceksin Umudu Beni Yaşatan, Tek Müjde

Geleceksin Umudu Beni Yaşatan, Tek Müjde

acı bir hatıra kaldın, yokluğun yanımda
izin sürüyorum sevgili, gölgenin peşinde
kapalı kısmetim açık, hep senden yana
suyun yolunu bulduğu gibi akarak öylece
bazen sarp, bazen de dik, coşkun yollarda.

eğik başım umutla dik, sevgiyle açık alnım
yürüyorum peşinden geç mi kaldım, söyle?
ruhumun tepesinde gezinen kara bulutlar
kaybetti sen gideli içimdeki parlak ışıgını
geleceksin de aydınlığın doğacak yeniden.

kör talihin ters rüzgarı seni benden savuran
içimde aşkının ateşi hergün yakıp kavuran
zindan oldu gün, ah şu bahtsız kara gece
sıkıldıkça sıkılıyor görünmez ellerce kalbim
akıyor aşkın renginde kan-ter, acı her yanım.

uzağım mutlu güne ağlamaklı dertli halim
şevkim oldu ızdıraplar, gittinden bu yana
kaldım aşkın yolu başında, görünmez sonu
düşünemez oldum telaştan bu meşkatli konu
'geleceğin' umudu beni yaşatan, bir tek müjde.

Yakup Icik

Geldin Gidiyorsun

Geldin Gidiyorsun 


Ey sevgili; sen simdi gidiyorsun.
Ben bu gurbette kimi sevecegim?
Ellerime dokundugun sicakliginla,
Az bir seni yasayacagim.
Inan bir daha ki gelecegin günü,
Iple cekecegim.

Ben burada sensizlige,
Zaten alisamamistim ki.
Bu sabah geldin, bu aksam gidiyorsun.
Öpüslerinden iz biraktin,
Ama sildin gidiyorsun.
Gözlerini bakislarima,
Saldin gidiyorsun.

Safagin pembe renginde uyanmistim.
Sen geleceksin görecegim diye.
Alacakaranlik bastirmadan gidiyorsun.
Aksam günesinin kizilliklarini,
Seyretmedik oysa seninle daha.
Geldin sevgilim,
Cigerimi söküp gidiyorsun.

Sevgilim kalbim sana atarken,
Durdurdun gidiyorsun!

Yakup Icik

Gel Kız

Gel Kız 

♪ ♫
Gel kız traş oldum.
Şap şap öp beni.
Her yanımı al al et,
Kızıl dudakların gibi.

♪ ♫
Arzun emelin olayım,
Naz etme gel hadi.
Bağırt beni amansız!
Kendimden geçirt beni.

♪ ♫
Ye beni ekmek gibi.
Su gibi iç kana kana.
Mısır gibi, elma gibi,
Kemir, kemir beni.

♪ ♫
Kurudum çalı gibi.
Aşkınla yak beni.
Kül et içimi dışımı,
Toz toprak olayım.

Yakup Icik

Gel - Gitler Lüksüm Oldu

Gel - Gitler Lüksüm Oldu

içimde çoğalan bir ıssızlık
ve ardından karamsar duygular.
sağanak korkularım varlığımı sarar
kimsesiz yalnızlığıma sığınırım
konuşmak gibi bir lüksüm yok.
nedensiz nedeni
hislerim bir kıvılcımlar alırken hiç yoktan.
ruhumun dengeleri yerle bir.
dayanamıyorum
metanet yüklese de dostane yürekler bir çimdik
geriliyorum aklıma geldikçe
kalp gözü körler
çepeçevre sardıkça bendimi
anlamıyorum
anlaşılamıyorum
sormama gerek kalmıyor bir daha
yıkılmışlığım yerde
mıhlanıyorum kalkmamaya
ellerimi uzatsam da
bakışlarım asılı kalıyor boşluklarda
içimdeki bütün güzellikler yitiyor

ve bir süre sonra ölü bir düsünce
içinde başkalaşmış bir ben
ölmüş ve yeniden doğmuşum
geçmişe hala yalvarıyorum
gitme diyorum
gidiyor

iyi ki gittiği oluyor
yeni bir benle başkalaşıyorum
unutuyorum bütün yaşanmışlıkları
ve sükuta sığınıyorum hiddetle
rahatlıyorum...

Yakup Icik

Geçtiğin Yerler Yeşerip, Oluyor Bir Cennet

Geçtiğin Yerler Yeşerip, Oluyor Bir Cennet

* gidiyorsun aynı yoldan her gün salına salına
gecelerden saçların dalga dalga meltem rüzgarı
dağıtıyorsun hoş bir koku çevreye, bütün çiçeklerden
ve salınıyor gözler, herkes hayran, umutsuz eğik başları!

geleceğin zaman sabır ipinde dizili, 'ah' la dökülür umutlar
görmesin gözler, bin-bir figan eyler yürekler geçtiğin her yerde
kimi yanaklarındaki pembe olur, ay tenin, kimi gözlerinin yeşili
perili bir hülya denizinde yüzen, kulaç attıkça boğulup çırpınan!

geçtiğin yerleri yeşerten, gönülleri feht-eden ve cennete çeviren
bilmez misin, bir gülüşün dünyalar yaratıyor seni gören kalplerde
sanki şarb-ı kevsersin, daha içmeden döndüryorsun bütün başları
akılları baştan alıyorsun, perme-perişan seni bir görenlerin dünyası.

Yakup Icik

Geçti ve Gitti

Gecti ve Gitti

sanki ruhum yeniden dogmustu askinla
günlerim şen gecer, mutluluk sonunda
en güzel sarapsin, askinin sarhosuyum
gönlüm heyecandan duracak yolunda! (*)

genclik cagim gecse de bosu bosuna
yalanim yok sözümde, hayalimdin sen.
yasadim saymiyorum sensiz o günleri
dakikalar bile inan seninle tatliydi, tatli.

nefes almak hüner degilmis sensiz olunca
anladim ki saniyeler bile altin gibi yaninda
gecen zamanlar dururdu tüy gibi kollarinda
ve biz mutluluktan ucardik şenler koyunda! (**)

girdigim kalbinde gördüm, cennet güzelmis!
ellerinle sardigin bedenim can versin kolunda
arkama bakmadan giderim inan ahiret yolunda
bir gün de olsa yasattin beni o askin yolunda! (***)

Yakup Icik

(*) 1998 (**) 1999 (***) 2000

Fosil, Obsesyon Zihniyetlerin Ruh Hali

Fosil, Obsesyon Zihniyetlerin Ruh Hali

postmodern, anti-demokratik çürümüş ideolojilerin karanlık eylemlerinde
binlerce nice masum insanlar ölmeden topraga gömüldü göz göre - göre
tebessüm edip sırtlan dişlerini gizlediler kurulan korku imparatorlugunda
kaç kez havladılar ulu - orta bilmem ki; şu cenneti cehenneme çevirdiler!

Yakup Icik

Figan

Figan

Bir zengin evinde,
Cocuklariyla eglenirken..
Koskoca tv..ekranindan,
Insanlar,
Insanlari öldürüyordu...
...insan mi? insan!
...evet evet...
Yok yok, adamlari öldürüyorlardi.
Kadinlarda vardi.
Hani var ya bizi insan diye doguran,
Cennet ayaklari altinda olan..
kadinlar iste!
Ben melek derim onlara.
...Tanri kanat takmis cirpiniyorlardi...

Ölmek ne?
Ölüm ne?
Ölümü ve ölmeyi bilmeyen,
Yumlu yumlu avuclu,
Cocuklarda vardi.
Gül gibi solgun gözleri görülüyordu!
ölü...ölü.
Bu görüntü gündüz cekilmisti.
Ciglik yagiyordu gökten.
Utangac gözlerim,icime yagiyordu!
Kalbimde figan...
Gördüklerimden her yer,
Alkirmiziydi.
Kipkirmizi.
Kipkizil.
Kizil.
Al...
Zengin cocuklari,da havaya,
Serefe bardak kaldiriyorlardi;
Güle güle..
Oynaya oynaya!
Ictikleri sarapti.
Saraplarinin rengi,
Al.
Kizil.
Kipkizil.
Kipkirmizi.
Alkirmiziydi...

Ben mi?
Koskoca tv.de kendimi izliyordum,
Öle...öle.

Ben mi?
Insanlar eglenirken,
Insanligimdan nefret ede ede,
Kendimden nefret ediyordum!

...1989-2005
(31.10.2005)

Yakup Icik

Felekle Konuşma!

Felekle Konusma

Felekle konusmam oldu bir gün asktan
Sevgiden, neseden masaya yatirdik herseyi
Benim icime acilan bir kapi var, sevgi kapisi
'Kim calar girerse acilir kalbime kadar' dedim.

Dedim felege; sakin ha sakin asktan yana
Beni yüzüstü birakma seven sevilenden ötürü
Bu dünyada varlik denen biz insanoglu
Nereden gecerse gecsin,senin cemberinden geciyor.

Felek bu ya, cok seyler anlattim bir bir
Ask, sevgi, heyecan bütün güzellikler
Acisiz, gamsiz, kedersiz olmazmis meger
' Gül neden dikenli? 'diye, cekip gitti felek yoluna.

Yakup Icik

Feleğe Sitem

Feleğe Sitem

kötülügünden şikayetciyim felek
ızdırap cekiyoruz iyilikler icinde.
havalar güzel olsa da ruh bulutlu
ağlıyoruz şu günlük güneşlikte!

sarılmış çirkinlikler her yanımızda
neredesin,sıfatın degil miydi 'hoşgörü'?

Yakup Icik

Felegin Sakasi

Felegin Sakasi 


bir aksam üstü
önünden gectim evinizin.
sokaginizin lambasi yaniyordu
'göremezsem seni'
sen beni görürsün sanmistim
evinizde isik bile yanmiyordu
karanlik pencerenize cökmüstü
nurlu yüzle aydinlanir ruhum demistim
kapkaraydi geceler
hersey zifirikaranlikti icimde
hayallerim o kadar kalabalikti ki
seni göremedim icinde!
geriye döndüm evime
laleler, güller elimde soldu
' lanet olsun sana felek ' diye.
agitlarim yol boyu tesellim oldu
geceler boyu izdirap oldu-doldu icime aci
hickiriklarla aldim koynuma uykulari
bilmem ki dostlar..
sizlerin gecesi nasil gecti?
benimkisinden mutluluk esip-gecti!
26.10.2000

Yakup Icik


...Meraklisina Almanca!

Schiksalsstreich

Eines Abends
ging ich vorbei an eurem Haus.
Die Laterne leuchtete.
Ich hoffte,du würdest mich bemerken.
Es war kein Licht in eurem Haus,
Dunkelheit verbarg eure Fenster.
Dein hübsches Gesicht,dachte ich,
würde meine Seele erhellen.
Der Abend war tiefdunkel wie die Nacht.
Alles schien mir stockdunkel
Als ich dich nicht sehen konnte.
Ich hatte sehr viele Träume,
doch gesehen habe ich dich nicht.
Ich kehrte nach Hause zurück.
Die Blumen verwelkten in meiner Hand.
Ich verfluchte mein Schicksal
und weinte auf meinem langen Weg.
Die Nacht war schwarz,furhtbar,
mit Tränen bin ich eingeschlafen.
Ich weiß nicht Freunde,
wie ist eure Nacht gewesen?
In meiner ist das Glück vorbeigeweht.

Aut(h)or: Yakup Icik

Eyvallahım Olmadı

Eyvallahım Olmadı

Hic eyvallahim olmadi Allah,tan baska kimseye
Ne dün, nede bugün, yarinda olmayacak!

Efecesine dolandim basim dik,
Alnim acik, kem gözler arasinda.
Hic bir Allah,in kuluda tek kelime bile edemedi
Bildigimi okudumda i n s a n c a, severcesine...

Yakup Icik

Ey Aşk!

Ey Aşk!

Gün gectikce uzaklasmaktasin ara ara, ey ask!
Bir kere sevdim diye mi bunu  y a p i y o r s u n?
Seni bana güzellikler köyünde, sihirli ve büyülü anlattilar!
Dünkü sevdigimi senin felegin rüzgari,
Hoyratca savurdu ikimizi kumtaneleri sehri cöllere.
Ben yanarim, sevdigimde yanar senin yüzünden ask!
Sana gel demek hakkim,
Senin benden kacman hak mi ASK?

Yakup Icik

Evhamli (1)

Evhamli -1-


Nasil derim ah, dostlar ben bu derdimi
Nasil anlatirim, bilmem ki kimlere
Lanet ediyorum her gül / e her gülene
Lanet ediyorum yalandan sevene
Lanet ediyorum sevildigini bilmeyenlere
Ve lanet ediyorum felege
Ama yine de edemiyorum...
Deli gibi seviyorum!

Yakup Icik

Ettigin Icimde Izli Bir Yara

Ettigin Icimde Izli Bir Yara

sabrimla beklentilerimde cogalan bende ki sen
ic dünyamda firtinalar kopartti gelmeyisinle.
varligina özlem duydugum bir vefasiz sevgilinin
bedenimde yarattigi silinmez izlerin acilari kaldi

ne olur sen öl benden önce, seni kimse almadan
dayanmasi bile güc, ben yasarken senin ellerin olman!

aklim, fikrim, kuruntum, hayallerim ve rüyalarim sen
yedigim, ictigim bir lokma sen, ictigim bir sigaram
tutkularimi elimden alip beni benden ettin sevgili.
hak mi bu bana böyle reva, duymayisin bir dert.

yasiyorum bir ölü gibi, bilmezmisin ki ben sende gömülü
örtüversen sevginin kanatlariyla ah..bunu bilmek ne ala.
02.02.2001

Yakup Icik

Etkileniş

Etkileniş

pan - zehiri içtim içeli
kaybettim kendimi sende
ne yaptın da böyle bana
hayatımı zindana çevirdin?

bir yara ki hiç onulmaz
tedavisi nerde bulunmaz
o baygın bakışlarınla
baharımı kışa çevirdin!

o pembe renk miydi
yanaklarındaki al-beni
havalı bir büküşle
beni benden etttin!

içimde geçmez beresin
akan coşkun bir deresin
içimde sır kalmış sen
çözülmeyen bilmecesin!

Yakup Icik

Erkekler / Kadınlar (1)

Erkekler/Kadinlar

(1)

zamane cagimizda insanlar güzeli, cirkini taniyorlar

erkek dedi mi;
' kadin güzel degil'
cok sevimsizlesiyorlar...

kadin dedi mi;
'erkek cirkin'
cok anlamsizlasiyorlar...

bir de 'sevgiden, nefretten' bahsediyorlar...

Yakup Icik

Erkekler / Kadınlar

Erkekler/Kadinlar

Erkekler; kimi zaman sefkatli
Cogu zaman da anlamsizdir!
Anladigi sey,
Elleriyle öldürmektir...
/
Kadinlar; Kimi zaman askimiz
Cogu zaman da belamizdir!
Anladigi sey,
Dilleriyle öldürmektir!
(22.10.1998)

Yakup Icik

Eremedik Bir Çimdik Şu Mutluluğun Tadına!

Eremedik Bir Çimdik Şu Mutluluğun Tadına!

Bu günler ne acımasız, gelip, geçivermiş
Bak sevgili diyecegim, yaşımız kemale ermiş
Hala seni düşünmekteyim ben, sana çoğalıp
Aklımı başımda yiyip bitirdin de gelmedin
Eremedik bir çimdik şu mutluluğun tadına!

Geçmişi düşlüyorum içinde senli gülüşleri
El sallıyorsun o tez unuttuğun günlerde
Seninle dolduruyorum içimdeki sevinçlerimi
Her şeyi unutuğum anda, ah şu korna sesi
Seni alıp götürüyor benden, kahroluyorum!

Kızıl akşamlar hatırlatıyor seni bana
El ele o gezdiğimiz sevgililer parkında.
Çocukça sevinçlerimiz durur hala köşelerde
İsmin de yazılı oturduğumuz o yeşil bankta!
Kimseler bilmez ki aşkından ne çok çektiğimi!

Yakup Icik

27 Temmuz 2011 Çarşamba

En Güzel Varliga

En Güzel Varliga...

Gurbetin kederli kollarindayim.
Icimde bitmez bir hüzünlü nakarat!
Özlem özlem,özlemim sen anne.
Varsa da sefasi, cefa sensizlik anne...

Sanma gülüyorum, sanma mutlu yasiyorum,
Yalnizligimda cogaliyorsun icimde, anne...

Gecse de günlerim sensiz, sancili.
Elem keder toz duman dagiliyor,
Sen gelince aklima, anne...

Yasamama sevinc, güc veriyorsun anne...

Bazen ac susuz kalsam da,
Seni düslerim anne...
Hayallerime gelirsin, rüyalarima girersin.
Varligin doyurur, tok tutarsin beni anne...

Gözyaslarimdan sen akarsin,
Icerim seni, susuzlugum yok olur anne...

Yakup Icik

En Büyük Sır

En Büyük Sır

Arkadaslarim, gerek dostlarim
bana bunca yil hep sinir verdiler ama
ben ise onlara icimden kosarak gelen neseyi verebildim.

Yakup Icik

En büyük Siir

En büyük Siir 


Ne farkeder,sensiz gectiyse en tatli günlerim
Doyamadim koklamaya, en güzel mevsimin gülüsün
Yel olsam essem saclarina ah.. tel-tel oksasam
Sen bana bambaska bir evrende, hükmeden sultan...

Dilemedim Tanri,mdan hic, senden baska bir güzel
Degismedim varligina dünya kiymetlerinin
Gün görmedim varlik icinde, sensizlik aci icimde
Gelmezsin biliyorum, öpsen kipkizil dudaklarinla dudagimi...

Bu evren yaratildi güzelliginden, parca-parca sanki
Bir gözünden yildizlar, diger bir gözünden sanki cobanyildizi
Askinin atesinden günes, gecelerin parlakligi ay teninden
Ben seni seven, farkedilmeyen bu evrende bir kücük nokta...

Yakup Icik

Elvedanın Ne kadar Zor Olduğunu Bilmezdim

Elvedanın Ne kadar Zor Olduğunu Bilmezdim

Seni bilmiyordum, daha önce bilmiyordum.
Ayrıldıktan beri, düzgün uyuyamıyorum.
Geceler çok uzun, sormayın çaresi vardır.
Takvim sayfaları nedense düşmek bilmiyor
Unutmak için değil zamanla ilgili;
Sensiz günüm çığırından çıkıyor.
İçimde senin içın özlemler dolu şimdi,
Hala bir mektup bekliyorum giden sevgili.
Eğer yakında geleceksen senli zamanı
Amansız arzularımla doldurayım.
Şu anda benimle değilsin.
Çok uzaktasın kimbilir ne haldesin.
Bu benim için önemli değil
Bir günüm sensizligi düşünecek değildi
Bir gece sen olmadan hangi gözlerimi,
Hangi gözlerine değirdeceğim fikri,
Akan sular gibi lakin; boz-bulanığım sensiz
Sana kurduğum hayaller, arzular bana işkence
Seni düşünürken yalnızlığımın hiçbir fikri yok.

Yakup Icik

El Nino

El Nino

(Yaramaz/Erkek Cocuk)

Iklimler güzelligini serptigi anda
Baslarsin sessizce dogayla flörte
Sen gelmeden haberin gelir bölgeye
Kilcaldamarlari catlatiyorsun El Nino!

Issizliginda baslar firtinalarin kalplerde
Tüm canlilar sana duyarlidir steplerinde
Kalbin baska, beynin bir baska sarkilarla
Görünmeden cildirtiyorsun ey.. El Nino!

Yemin mi ettin izdiraplarini kusmaya?
Kriterlerin uyumsuz, motivasyon delirmeye
Psikoterapisiz bekliyorum, az kaldi oynatmaya
Sen girince bir öcü gibi hayallere El Nino!
Icimde senlikler-dügünler huzursuz havada
Saz da vurur ki dertli ruhuma izdirabin gibi!
Bütün korkularim itirazsiz simdi sana adapte
Gözlerim ufuklarda gelecegini bekler El Nino!

Yakup Icik


El Nino Hakkinda Kisa Bilgi! 
Amerikan Ulusal Okyanus ve Atmosfer Arastirmalari Kurumu (NOAA) , Pasifik Okyanusu’nun sicakliginin son 6 ayda ortalamadan 1 derece artis gösterdigini belirledi. 150 metre ve sig sularda bu isinma 4 dereceye kadar cikabiliyor. NOAA’daki uzmanlar, El Nino’nun geri gelmesinin tüm dünyada seller, kurakliklar, gıda, su krizleri ve sosyal catismalar getirecegini söyledi. Ispanyolca “Erkek cocuk” anlamina gelen ve her 3-7 yilda bir ortaya cikan El Nino’nun gelecek birkac ay icinde etkisini artirmasi bekleniyor. Bilim adamlari, etkisi bir yil boyunca sürecegi öngörülen El Nino’nun ne kadar yikici olacagini henüz kestiremiyor ancak gelecek 3-4 yilin oldukca sicak gececegi tahminler arasinda. Kayitlara gecen en sicak yillardan biri olan 1998’de dünyayi vuran El Nino, Asya ve Avustralya’da 2 bin kisinin ölümüne, milyarlarca dolarlik tarim ürünlerini yok olmasina sebep olmustu. *** EL NINO NEDİR? Nino, atmosfer ile okyanus akintilarinin Dogu Pasifige dogru bir ilik su akimi olusturmalaridir. Güney Amerika’nın kuzey bati sahili açiklarinda okyanusun vahim sekilde isinması gibi bir sonuc ortaya koyacak sürecin baslamasiyla bir kartopu etkisi olusur. Bu, okyanusun derinliklerindeki suyun yüzeye dogru yükselmesini engeller...

Eğer Sen Gidersen İçimdeki Kainat Çöker

Eğer Sen Gidersen İçimdeki Kainat Çöker

'Sen Gidersen Karabulutlar Çöker Üstüme'

Seni kaybedersem eğer, dünyam kararır
O mutlu anlarımız çöker karabulut gibi üstüme
İçimde seninle peydahlanan aşktan kainat
Bir anda alt - üst olur, kopar kıyamet!

Seni kaybedersem eğer, yanarım fitil gibi
Cenneti yaşarken cehennemi yaşarım
Kurduğum hayaller yok olur, umutlarım biter
Her şey birer mengene olur kalbimi sıkar!

Seni kaybedersem eğer, ihtilal olur ruhumda
Sarar sarmalar her zerremi hüzün, ağlarım
Korkum; irademin elden gitmesi degil; sen..
Dizlerim çözülür, aklım dağılır eğer gidersen!

Yakup Icik

Efsunlu Gülüslerin

Efsunlu Gülüslerin

bir sahesersin o endaminla, durusunla
seni cizecek ressam nasil bakip cizecek?
o efsunlu gülüslerin,bakinca uyusturuyor
sihrinden,büyüsünden nasil kendini alacak?

isterdim heyecansiz bir el kalem tutsun
hic titremeden siirlerstirip edebilestirsin.
isterdim gözlerini senden alip cizecek ressam
dönmeden mermerden heykele tuvale cizsin!

bütün siirler toplanip secilse en güzelleri
seni anlatacak kelimleler dizilse bir bir
ve bütün tablolar toplansa en güzellerinden
kelimeler ve renkler asla anlatamaz seni!

Yakup Icik

Efsane Kadın

Efsane Kadın

(gülücük güzeli)

sığmadın yere ve göge erdin de müradına.
ne kutlu sana, buldun sonunda mutluluğu.
şimdi şairler yazacak hikayeni, haz ala ala.
sayfalara taşacak adın, duyacak el - alem ve dünya.
ressam çizecek resmini tuvale, bütün çiçeklerin renginde
ve adın kalacak bir iz gibi ilelebet, 'gülücük güzeli'

Yakup Icik

Düş / ün / emi / yorum

Düş/ün/emi/yorum

Fotomontaj bir versiyon ruhumu acmaz bir anahtar
Evrensel kavramlarin birlestirici silüetinde
En son uc noktada geriye dönüsü olmayan sabrin sonunda
Onca söylenen sarkilar, türküler, oynanan skecler,yatrolar, filmler
Ve cizilen resimler
Ironik eylemlerin gölgesinde isigini aksetmiyor.
Ve hic te ic acmayan asina dramatik görüntü yansimalari;
Bir figanla arsa eren agitlar, renk cümbüsü yer ve gök kan!
Hani diyordun ya aziz insanlik;
' hosgörü yollarinda erdemlere giderken önyargilari silecektin.'

Ben pes ettim dogrusu
Sirilsiklam ihanetlerin gözyaslarinda yüzüyorum.
Nefes almak gibi bir hünerim
Katledilmis masum insanlarin akan kaninin
Bir cukur icinde olusturdugu 'kan-gölü,'de yok!

icimde hep takintim oldu artik düs/ün/emi/yorum; (*)

Bana aski ögretin
Ya da aglamayi
Herkes sevgiden bahsediyor
Sevilende kim?

Yakup Icik


(*) " Ruhlarin madde ile dolu oldugu bir alemde, insan onuru bir hictir...(yakup icik) 
" Maddi acligi telafi edebilirsin her  zaman ama, manevi acligi asla... (yakup icik)

Düsünmekteyim (1)

Düsünmekteyim -1-


...Bu koca evrende nokta kadar dünyanin
cezbeden süslü boyasi vurdukca renklerini fircasiyla benligime,
keyfime diyecek yok
düsündügüm baska bir dünya yok...

...Ne ki beni böyle yalniz birakan,düsüncesiz birakan
sonsuz bir baska dünyanin varligindan habersiz birakan...

...Düsünüyorum varligimin bir baska varligini bilmeden
bir baska varliklarin dünyasinda nasil bir varligimla olusumu...


Yakup Icik


'Allah,im,senden baska hicbir seyi olmayan ben; senden baska herseyi olanlar,a acirim '...(ALEXIS CARREL

Dün / Bugün / Yarın

Dün-Bugün-Yarın

fi kalintilari sirli bir yakamoz
efsanelerden dogsa da mitoloji
baslangici anlatilir destansi
ve insanoglunun gecmis tarihi.

dört kitap bosuna yazilmamistir
manalar derin seffaf ve kildan ince
akil, mantik ve ruh kavramlari
nakis nakis islenmis anatomiye.

cözülmüslügün sirrini bilmeyen yok!
kalp gözünün gördügü duyu
dogru yolda giden her iman dolu
kalplerin varligi güzellikleri kilan.
23.12.2009


Yakup Icik